Şehir hatları vapuruna atlayıp, Burgazada’ya doğru yola çıkıyoruz. Zaten Burgazada’ya, Sirkeci ve Bostancı İskelelerinden vapurla gitmek en iyisi. Motorlar da diğer bir alternatif; diğer adalarda olduğu gibi.
Sait Faik’le özdeşleşmiş olan Burgazada, tek tepeli ve dairesel görünümlü bir ada ve çam koruları ile kaplı. Ama geçtiğimiz yıl geçirdiği yangın yüzünden, bu koruların bir kısmını kaybetmiş durumda.
Vapurla adaya yaklaşırken görülen manzara ve güzelim ağaçların yerindeki boşluk, insana çok dokunuyor doğrusu.
Burgazada’nın eski adı Antigon. Bu adı, büyük İskender’in Generali Antigones’ten almış.
Burgazada’ya indiğinizde buranın, sessizliğin adası olduğunu hemen fark ediyorsunuz. Zaten ilk durağımız, Kalpazankaya’da sakin, gürültüden uzak ve doğal bir koy.
Kalpazankaya, Burgaz’ın tam arkasında. Doğası bir harika; fakat etrafta atılmış bir çok çöp, bu güzelliği biraz bozuyor. Yine de buradan denize girenler, hayatlarından memnun.
Eskiden burada, kalpazanların faaliyet gösterdiği, sahte para bastıkları iddia ediliyor. Buradaki kayanın adı da eski kalpazanlardan geliyor, söylentilere göre.
Kalpazankaya Kır Gazinosu, Burgazada’nın simgelerinden. Burada akasya, erik, zeytin ve kestane ağaçlarının altında ve nefis bir deniz manzarası eşliğinde yemek yiyebilirsiniz. Gelmişken tandır yemek lazım aslında; fakat bunun için buraya çarşamba, cumartesi veya pazar günlerinden birinde gelmeniz gerekiyor.
Faytonlar, Burgazada’nın vazgeçilmezi. Fakat diğer adalardan en büyük farkı, faytonla gezerken buradan, hemen heryerden, denizi görebilmeniz.
Faytonla ister büyük, ister küçük tur yapabilirsiniz. Medeni Bey Koyu, Çamatya Koyu, Ön Koy, Martı Koyu, yol boyunca ayağınızın altında. Martı Koyu’ndan geçerken kumsalın gerçekten de bir martı şekilde olduğunu görüyorsunuz.
Burgazada’nın her tarafında Sait Faik’in izleri var. Ünlü yazarın yaşadığı ev de şimdi, müze olarak gezilebiliyor.
Burgaz Çayırı Sokak, 15 numaradaki ev, Sait Faik’in 1939′dan 1954′de ölümüne dek yaşadığı yer. Şimdi ev, pazartesi hariç hergün saat beş’e kadar halka açık, bir müze.
Burgazada öğretmenevi, burada konaklanabilecek tek yer. O yüzden eğer Burgaz’da kalmak istiyorsanız, buradaki 8 odadan birini seçmeniz gerekiyor.
Burgaz’da görülecek yerlerin başında, Patrik Methodios’un hapsedildiği zindanın bulunduğu kilise geliyor.
Kilise, aslında ayin yapılan pazar günleri ve özel günler dışında kapalı. Giriş holü ile zindan ise, her gün sabah 9′dan akşam 5′e kadar açık.
Aya Yani Kilisesi, Aya Yorgi Manastırı ve Kilisesiyle, Sankt Georg Manastırı ve Kilisesi de Burgazada’nın diğer tarihi yerleri.
Adanın her tarafını dolaştıktan sonra, tekrar sahile iniyoruz. Sahilde her taraf bisiklet dolu.
Bisiklet, adada faytonun en büyük alternatifi. Eğer bisiklet kiralarsanız, son derece keyifli ve eğlenceli bir tur yapabilirsiniz.
Biz adayı faytonla geziyoruz; ama dayanamayıp bir de bisiklete atlıyoruz. Çocukluktaki, o bisiklet turlarının keyfini hatırlatıyor insana…
Adalar Su Sporları Kulübü de iskeleye çok yakın. Üyelik sistemi ile çalışan kulüp, 1963′ten beri Burgazadalılara hizmet veriyor.
Dönmeden bir de dondurma yiyelim diyoruz. Lokantaların yanındaki dondurmacıya giriyoruz.
Burgazada’ya gelmişken, mutlaka Sinem Dondruma’ya uğrayın. Özelikle, sakızlı dondurması çok lezzetli.
Burgazada ormanlık alanının bir bölümünü kaybetmiş olsa da, yine de en yeşil ada. Bu yüzden Kalpazankaya Koyu’nu, faytonları, yemyeşil ağaçları ve denizi bırakıp şehre dönmek zor geliyor.
» Burgazada Resimleri için TIKLAYIN
|
22 Eylül 2007, 17:35 tarihinde
Burgazada, istanbul, İl İl Türkiye kategorisi altında yayınlandı.
Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz.
Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
Bu yazıyla ilgili Cennet Türkiye'de bulunan diğer yazılar |





5 Yorum
Burgazada çok eski yıllarda ismi antigoniymiş. Burgazada sonradan isimini burgaz ada koymuşlar.Burgazadanın yangınında herkes çok telaşlıydı helikopterler itfaiyeler bütürlü yanini söndüre medile ama en sonunda yangın söndü internette viodyolar var izleyebilirsiniz. burgazada
17 Haziran 2009 Saat 12:58 de demişki
Burgazada çok eski yıllarda ismi antigoniymiş. Burgazada sonradan isimini burgaz ada koymuşlar.Burgazadanın yangınında herkes çok telaşlıydı helikopterler itfaiyeler bütürlü yangını söndüremediler ama en sonunda yangın söndü internette viodyolar var izleyebilirsiniz. burgazada dilomina burgazcafe
17 Haziran 2009 Saat 13:01 de demişki
ben burgazadada oturuyorum.Benim burgazadada en iyi arkadaşlarım. büyükgizem ,gizem ,ceren, defne bütün ada duysun ben onları çok seviyorum
17 Haziran 2009 Saat 13:10 de demişki
ben burgazadada oturuyorum.Benim burgazadada en iyi arkadaşlarım. büyükgizem ,gizem ,ceren, defne bütün ada duysun ben onları çok seviyorum. BURGAZADA BURGAZCAFE
17 Haziran 2009 Saat 13:11 de demişki
ben 59 yaşında biriyim çocukluğum Maltepede geçti marta ile tanışanlardanım. adalar arasındaki favorimdir Burgaz ada. rahmetli eşim (Hale Asılkefeli)heybeliada Hüseyin RahmiGürpınar Lisesi Biyoloji Öğretmeni ve Müdür muavini idi. bu sebepden dolayı,adaları tanırım burgaz yandığı zaman içim burkulmuş, üzülmüştüm.Gecen sene son baharda eşim Sevim le beraber bir pazar adaya geldik.ve 400 e yakın resim çektik.akşamda yeğenim ışıl’ın tavsiyesi üzerine sınıf arkadaşı Adışah’in Annesinin lokantasında (çardak restaurant)Mükemmel bir akşam yemeği ile geceyi sonlandırdık .UNUTULMAZDI. Nafiz Asilkefeli
15 Aralık 2009 Saat 15:31 de demişki
Yorum yapın