Nevşehir Resimleri ve Tanıtımı

Kapadokya

Etiketler: · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · · ·

Kapadokya Genel Tarihçe
Erozyonun oluşturduğu Peri Bacaları ve inanılmaz görüntülerle herkesi şaşırtan vadileri, insanların inanç uğruna oyarak inşa ettikleri ve günümüze kadar canlılığını koruyabilmiş freskleriyle kaya kiliseleri, canlarını kurtarabilmek amacıyla yerin metrelerce altını -kimi zaman sekiz kat- oyarak yeraltı yerleşim yerleri bugünkü Kapadokya’yı meydana getirir. İnsan ve doğa el ele vermiş ve dünyanın harikalarından birini ortaya çıkarmıştır. Roma İmparatorluğu döneminde yaşamış olan Strabon, Geographika adıyla yazmış olduğu kitabında Kapadokya’yı, doğuda Malatya, batıda Aksaray, güneyde Toros Dağları ve kuzeyde Doğu Karadeniz’e kadar uzanan b ir bölge olarak sınırlandırır. Bugün ise Kapadokya eşittir peribacaları, kaya kiliseleri, yeraltı şehirleri olduğu için bugünkü Kapadokya, bu oluşumların en yoğun olduğu Avanos, Ürgüp, Uçhisar, Göreme, Ortahisar, Gülşehir, Derinkuyu ile Aksaray yakınındaki Ihlara vadisi akla gelmektedir. Kapadokya bölgesinin jeolojik oluşumu Erciyes, Hasan, Melendiz, Göllüdağ ile daha birçok küçük volkanik dağların, Üst Miyosen çağda patlamaları ile başlamıştır. Bölgeye yayılan lavlar, göller, akarsular üzerinde 100-150 metreyi bulan değişik sertlikte tüf tabakasından oluşan yüksek bir plato meydana getirmişlerdir. Devamı…

ÜRGÜP

Etiketler:

Nevşehir’in 20 km doğusunda olan Ürgüp Kapadokya Bölgesinin en önemli merkezlerindendir. Göreme’de olduğu gibi tarihsel süreç içerisinde çok sayıda isme sahip olmuştur. Bizans Döneminde Osiana (Assiana), Hagios Prokopios; Selçuklular Dönemi’nde Başhisar; Osmanlılar zamanında Burgut kalesi; Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren de Ürgüp adıyla anılmıştır.

Tarihçe

Volkanik orijinli jeolojik bir yapıya sahip olan Ürgüp, yağmur ve rüzgar erozyonunun meydana getirdiği ve peribacası olarak tanımlanan ilginç doğal oluşumların sıkça ve tipik örneklerinin yoğun olarak yer aldığı bir bölgeye kurulmuştur. Vadi yamaçlarından akan yağmur sularının ve daha sonra rüzgarların aşındırması sonucu oluşan yarıklar arasında yükselen peribacaları bu bölgeye has çok ilginç bir peyzaj görüntüsü oluşturmuştur. Devamı…

Kapadokya’da Trekking

Program

1. gün: Ankara-İbrahimpaşa

Ankara’da buluşma. Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve Ankara kalesi ziyaretlerinin ardından Mogan Gölü yakınlarında öğle yemeği ve yaklaşık 4 Smileyler saatlik bir otobüs yolculuğu sonrasında Ortahisar’a varış ve Kaleyi ziyaret. Yaklaşık 2 saat süren bir yürüyüşten sonra İbrahimpaşa Köyü yakınlarındaki kampa ulaşılıyor.

Devamı…

Assos

Etiketler: · · ·

Assos’un şimdiki adı Behramkale. İlk kuruluşu MÖ. VII. yüzyıla kadar uzanıyor. Daha sonra Pers egemenliğine girmiş, 5. yüzyılda Atina Birliği’ne katılmış. Ardından kent “özelleştirilmiş” ve banker Euboulos’un yönetimine girmiş. Kentin sonraki hakimi de bankerin mirasçısı azatlı köle Hermias olmuş. Hermias Filozof Platon’un öğrencisiydi. Aristotalesin de arkadaşıydı. Mantık biliminin babası filozof Aristotales, Hermias’ın konuğu olarak üç yıl Assos’ta kaldı, dersler verdi.

Assos’u anlatmaya buradan başladık. Çünkü her zaman sakin, dingin bir tatil yeri olan Assos’ta bir akşam günbatımında ya da bir sabah çok erken uyanıldığında denize uzanan iskelenin üzerine oturarak düşüncelere dalıp gitmiş bulursanız kendinizi, bilin ki sizin kabahatiniz değildir. Antik çağda burada düşünen felsefe tarihinin en büyük filozoflarının kabahatidir. Sizden ikibin küsur yıl kadar önce burada felsefenin en derin sorunlarını çözmeye çalışmışlardı.

Kentlerin gürültüsünden kaçıp bir kaç gün başını dinlemek isteyenler, yeni bir sevdaya tutulanlar ( veya eski sevdalarını her gün yeniymiş gibi yaşayanlar ) yılın her mevsiminde bu küçük koya gidebilirler. Yaz günlerinin güzelliği ayrıdır ama kışın geçirilecek bir kaç gün de unutulmaz anılar bırakır.

Assos’un tatil merkezi olan iskelesi küçücük bir çanak gibi. Assos mimarisine uygun ve çoğu eski antrepoların restorasyonuyla yapılmış otel, pansiyon ve restoranlar iskele çevresinde sıralanıyor.

İskele’de günün her saatinde ayrı bir keyif yaşanır. Sabah dingindir. Kıyıda ve iskele üzerinde yapılacak küçük bir yürüyüş gecenin yorgunluğundan kurtulmanızı sağlar. Biraz tepelere doğru çıkıp bakarsanız denizin altında antik kentin kalıntılarını, başınızı biraz kaldırırsanız denizin mavisinin içinde, biraz ötede Midilli Adası’nı görebilirsiniz.

Otelinizin deniz kenarına atılmış masalarında sıkı bir kahvaltının ardından, küçük kumsallı plajda denize girmek ya da çevre gezisi için sonsuz alternatiflerden birini seçmek size kalmıştır artık.

Antik kent

Antik kenti gezmeye başlamak için yukarıya, Behramkale köyüne çıkmak gerekiyor. Köyün daracık parke taşlı sokaklarından geçilerek çıkılan Assos akropolü 238 metre yükseklikte. İç surlar Osmanlı döneminde ve günümüzde onarım görmüştür. Yan taraftaki cami ile Behramkale’ye Ayvacık tarafından girişte görülen köprü I. Murat döneminde yapılmıştır.

Assos, Midilli adasından gelen Methymnalılar ve Aioller tarafından kurulmuş. Ünlü filozof Aristoteles İ.Ö. 348-345 yılları arasında kentte kalmış, burada bir felsefe okulu kurmuş, izleyen evrede Kleanthes adında bir filozofun yetişmesinin zeminini hazırlamış.

Ören yerindeki en önemli kalıntı Ege denizine hakim muhteşem bir manzarası olan ve İ.Ö. 6. yüzyılda yapılan Athena Tapınağı’dır. Yapının önemli buluntuları Boston Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzesi ve Behramkale’deki kazıevinde korunuyor. Tapınağın sütunlarının ayağa kaldırılması için uzun yıllardır çalışılıyor. Çalışmalar geçen yıl Efes pilsen’in sponsorluğuyla hızlandı ve geçen yaz bu çalışmaların sonuçlarını paylaşmak için bir dizi etkinlik düzenlendi.

Her yıl Eylül ayında yapılan Assos Festivali de tapınağın bulunduğu düzlemde gerçekleşiyor.

Kenti çeviren 3 km. uzunluğundaki surların taş işçiliği gözalıcıdır. Herbiri ayrı biçimde yapılmış kapıları ile Hellen uygarlığından kalan en sağlam durumdaki eser surlardır.

Ören yerinde yamaca yerleşmiş çok katlı agora ile doğudaki boulevterion ile agoranın altında bulunan tiyatro kentin yaşama alanının odak noktasının bu kesimde olduğunu gösteriyor.

Çevre gezileri

Assos’ta kalıyorsanız eğer, bütün günleri iskele çevresinde geçirmeyin. Çevrede görülmeye değer çok yer vardır. Bir gün iskeleden tekne kiralayıp çevre koyları gezebilirsiniz.

Bir başka gün ise, Assos-Babakale, Geyikli güzergahı üzerindeki Sokakağzı ( Polymedium ), Babakale, Apollo Simintheion tapınağı ile Kumburnu sahilindeki savaş siperlerine kadar uzanabilirsiniz. (Kumburnu, Babakale sayfalarına bakınız)

Assos’un doğusuna, Küçükkuyu’ya doğru zeytinlikler arasında ilerlendiğinde arasıra kayalık burunlarla bölünen ve şimdilik ıssıs olan kumsallar sıralanıyor. Günübirlik piknik için değer. Bu bölge aynı zamanda yeni otellerin ve tatil sitelerinin yapıldığı yer. Tepelere doğru tırmanıldığında zeytinler yerini çamlara terkediyor.

Günübirlik turların bir başka odak noktası Truva antik kenti olabilir. Diğer bir gün ise Altınoluk çevresini gezebilirsiniz.

AYKIRI BİR FESTİVAL ASSSOS FESTİVALİ

Festival düzenlemek bir ara pek moda Neredeyse her kasabanın bir festivali oldu. Çoğu “panayır” düzeyini geçemeyen şeylerdi.

Hayal kurmayı becerebilen bir kaç insanın 1993’de başlattığı festival “Kendi dilini araya, özgün yapıtlar üreten dans, tiyatro ve performans toplulukları ile bu topluluklarla çalışmayı seçen müzisyen, tasarımcı, plastik ve görüntü sanatçılarını bir araya getirerek, üretilen yapıtları geniş bir seyirci kitlesine sunmayı amaçlamaktadır.” diye tanımladığı Assos festivali evrensel ve yerel kültürü, sanatı tarihin dekoru ve atmosferi içerisinde sergiliyor. Artık iki yılda bir yapılacak ( 1999’dan başlayarak tek sayılı yıllar) festivale katılan yerli ve yabancı topluluklarla yörenin köylülerinin Assos’da üretip sergiledikleri gösterilerle 5 yıldır Eylül ayının son haftasında gerçekleştiriliyor. Sanat adamı Hüseyin Katırcıoğlu’nun yoğun emeği; Eden Gardens-Eden Beach Otelleri sahibi Hilmi Selimoğlu’nun ana sponsorluğunda yürütülen festival uluslararası tiyatro çevrelerinde de büyük ilgi görüyor.

Assos Festivali’yle ilgili notumuzu hep yukarıdaki cümleyle bitirirdik. Ama Assos Festivaline yıllar boyu emek

veren sanatçı Hüseyin Katırcıoğlu 1999’da yaşama veda etti. Festivalin ana sponsoru Hilmi Selimoğlu ve

arkadaşları festivali ve Katırcıoğlu’nun anısını yaşatacaklarını söylüyor. Dileriz bu “aykırı” festival yaşar.

Assos Athena tapınağı giderek ayağa kaldırılıyor. 1998 yazında Efes Pilsen’in sponsorluğuyla yapılan restorasyon çalışmaları , tapınaktaki kültürel etkinlikle tanıtılmıştı.

Yaz günlerinin güzelliği ayrıdır ama Assos’da kışın geçirilecek bir kaç gün de unutulmaz anılar bırakır.

Assos plajı

Assos’un tatil merkezi olan iskelesi küçücük bir çanak gibi. Assos mimarisine uygun ve çoğu eski antrepoların restorasyonuyla yapılmış otel, pansiyon ve restoranlar iskele çevresinde sıralanıyor.

KAPADOKYA

Etiketler: · · · · · ·

Kapadokya Nevşehir, Niğde, Aksaray üçgeni arasında kalan bölgeye Persler’in verdiği ad. Katpatukya “Güzel Atlar Ülkesi” anlamına geliyor. Belki de “Düşler Ülkesi” demek daha uygun düşer. Bir de siz gidip gezin de gönlünüze göre bir ad verin.

Kapadokya, gidip görmemiş olup da resimlerinden bilenler için peribacaları’dır. Peribacaları gerçekten doğanın eşsiz armağanları olarak çok ilgi çekici. Ama Kapadokya gezip görmüş olanlar için çok daha derin, çok daha zengin bir anlamı çağrıştırır: Yüzlerce yüzlerce yıl önce yaşamış insanların yarattığı uygarlık, hıristiyanlığın ilk yıllarına uzanan mistik bir atmosfer, baskılara karşı inancın direnci…ve olağanüstü bir doğa!..

Bir de düşgücünüzün elverdiği kadar hayal kurma olanağı.

Nevşehir, Niğde, Aksaray üçgeni arasında kalan bölge Kapadokya olarak adlandırılıyor. Kapadokya ismi Persler’den geliyor. Persler Katpatukya olarak adlandırmışlar bu bölgeyi. Güzel Atlar Ülkesi anlamına geliyor.

Bölgede Perslerden önce Hitit ve Frigya yerleşimleri de olduğu biliniyor. Sonra da bir ara bağımsız krallıkla yönetiliyor ve ardından Roma, Bizans, Selçuk ve Osmanlı uygarlıkları iz bırakıyorlar.

OLAĞANÜSTÜ DOĞA

NASIL OLUŞTU?

Burada birkaç satırda özetleyeceğimiz ve halen de süren doğal oluşum 60 milyon yıldır sürüyor.

60 milyon yıl önce, üçüncü jeolojik devirde Toroslar yükseldi, kuzeydeki Anadolu platosunun sıkışmasıyla yanardağlar faaliyete geçti. Erciyes ve Hasandağı ile ikisinin arasında kalan daha küçük Göllüdağ lavlar püskürttüler. Platoda biriken küller yumuşak bir tüf tabakası oluşturdu. Tüf tabakasının üzeri yer yer sert bazalttan oluşan ince bir lav tabakası ile örtüldü. Bazalt çatlayıp, parçalara ayrıldı. Yağmurlar çatlaklardan sızıp yumuşak tüfü aşındırmaya başladı. Isınan ve soğuyan hava ile rüzgarlar da oluşuma katıldı. Böylece sert bazalt kayasından şapkaları bulunan koniler oluştu. Bu değişik ve ilginç biçimli kayalara halk bir ad yakıştırdı. “Peribacası” dedi. Bazalt örtüsü olmayan tüf tabakaları ise erozyonla vadilere dönüştü, ilginç şekilli kanyonlar oluştu. Bunlar doğanın bölgeye armağanı oldu. Devamı…

Nevşehir Mekanlar ve Geniş Bilgi

Etiketler: · · · · · · · · · · ·

GENEL BİLGİLER
Nevşehir ilinin ilçeleri; Acıgöl, Avanos, Derinkuyu, Gülşehir, Hacıbektaş, Kozaklı ve Ürgüp’tür.

Yeraltı Şehirleri
Özkonak Yeraltı Şehri: Avanos’a 14 km. uzaklıktaki Özkonak kasabasında bulunan yeraltı şehri, İdiş Dağı’nın kuzey yamaçlarında volkanik, granit bünyeli tüf tabakalarının oldukça kalın olduğu bir yerde yapılmıştır. Yeraltı şehri henüz tam olarak temizlenmemiş olup temizlendiği kadarıyla ziyarete açılmıştır.
Devamı…