Tarihi-Turistik-Seçkin Mekanlar Resimleri ve Tanıtımı

İzmir Turizmi Hakkında

Doğal ve tarihi güzellikleri, turizme uygun iklim koşulları, yeterli konaklama ve ulaşım altyapısı ile İzmir, turizm potansiyeli yüksek illerimizden biridir. İl, denizi, kıyıları, dağları, yaylaları, termal suları, ormanları, Ege’ye özgü tarımsal ürünleri ve iklimi ile değişik turizm türlerinin gerçekleşmesini mümkün kılmaktadır. Kıyılarında dinlenme ve eğlence turizmi, antik kentler ve ören yerleri ile tarih-kültür turizmi, Bozdağlar’da dağ ve kış sporları turizmi, eko turizm, Şirince köyünde kırsal turizm, Balçova, Çeşme ve diğer ilçelerde termal turizm, festivalleri ve şenlikleri ile kültür turizmi, kutsal yerleri ile (Meryem Ana Evi) inanç turizmi gibi değişik turizm türlerini ilin her tarafında görmekteyiz.

 

İzmir’de, turizm işletme belgeli 130, yatırım belgeli 51 tesis mevcuttur. Bu tesislerde 16491 oda ve 34715 yatak bulunmaktadır.

 

İzmir ili 12 aylık dönem turizm hareketlerine göre, 2004 yılı toplam girişlerin %84,94 havayolu, %17,06’sı ise denizyolu aracılığı ile gerçekleşmiştir.

 

İzmir’i en çok Almanya, Fransa, Hollanda ve İngiltere kaynaklı turistler ziyaret etmektedir. İlde toplam 278 turizm seyahat acentesi ile 1301 profesyonel turist rehberi turizm sektöründe çalışmaktadır.

 

Kadife Kale

 

 

İskender’in Anadolu’ya çıkışı ve Pers egemenliğine son vermesiyle birlikte bölgede yeni bir şehircilik anlayışı gelişti. Smyrna’da yaşayanlar Efes, Bergama, Rodos, İskenderiye gibi zamanın ticarette ve liman işletmesinde ileri gitmiş şehirleri ile boy ölçüşebilecek bir şehir kurmak istemişlerdi. Ancak bir şehrin eski İzmir’de kurulması hem konum açısından hem de alanın küçüklüğü nedeniyle olanaksız olduğundan İskender, bugün Kadifekale olarak bilinen Pagos Tepesi eteklerine yeni şehri kurmayı düşünmüştür. Efsaneye göre; İzmir’e gelen Büyük İskender,o zaman ormanla kaplı “Pagos Tepesi” denilen Kadifekale’de Nemesis Kutsal alanında avlanırken bir ara ulu bir çınarın altında uykuya dalar. Rüyasında gördüğü iki Nemesis, İskender’den yepyeni bir İzmir’i uyuduğu tepenin eteklerinde kurmasını isterler, uykusundan uyanan İskender, Klaros’un Apollon kahinine gördüğü rüyayı anlatarak fikrini sorar. Kahin rüyayı tek bir cümlede yorumlar: “Kutsal Meles Çayı kenarındaki Pagos Tepesi eteklerinde yerleşecek İzmirliler, eskisinden dört kez daha mutlu olacaklardır.” Devamı…

Henüz Keşfedilmeyen koylardan biri Antalya Adrasan Koyu

Adrasan, Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı ve 1996 yılında belde olmuş bir cennet. Çevresi çam ağaçları ile kaplı bir koya sahip. Karadan denize ters rüzgarlar esiyor ve bu yüzden rüzgar gücünün egemen olduğu geçmiş yıllarda yelkenliler bu koya giremeyip medeniyet izlerini Olympos, Phaselis, Antalya limanlarına taşımışlar.

Adrasan ismi Rumcadan geliyor ve belde yeni adıyla Çavuş köy olarak da tanınıyor. Sırtını Beydağlarına dayamış olan koyun zemini kum ve denizi sığ çevresi ise karayolu olmayan birbirinden ilginç doğal güzelliklerle dolu. Su sporlarına meraklı olanlar için de, eşi bulunmaz bir parkur niteliği taşıyor.
Deniz suyu sıcaklığı yüksek ve sezonu uzun yörede, özellikle berrak ve 29 metreye yakın sualtı görüş mesafesine sahip deniz, balıkadam ve sualtı fotoğrafçıları için yeterli şartları oluşturuyor.

Adrasan’ın kapalı koyu, geniş ve uzun bir kumsala sahip. Her yerinden denize girme imkanı var. Koyun karşısındaki Musa Dağı’na bağlı Eliğ, tepesi çökmüş bir deveyi andıran silueti ile ilgi çekiyor. Koyun başında Markız tepesi yer alıyor. Adrasan koyunun her iki tarafından çıkılan orman içi yükseklikler, koyun ne kadar estetik olduğu konusunda fikir sağlayacak güzellikler sergiliyor. Devamı…

Alternatif Tatil isteyenler için TaTuTa Çiftlik Evleri

TaTuTa, uzun adıyla “Ekolojik Çiftliklerde Tarım Turizmi, Gönüllü Bilgi ve Tecrübe Takası”; Projesi, tatili deniz kıyısında güneşlenerek geçirmek yerine çiftlik yaşamını tercih edenler için yeni bir olanak.

Şehir hayatından sıkılıp tatilini doğa ile içiçe geçirmek isteyenlere yeni bir alternatif sunuluyor. Soframıza gelen ürünlerin kaynağından habersiz tüketicinin, üreticiyle buluşması olarak adlandırılan “TaTuTa Projesi” doğayla içiçe olmak isteyenleri bekliyor…
Projesine katılan ziyaretçiler, Ekolojik Çiftlik Ziyaretleri rehberinden ya da projenin internet sitesinden seçtikleri çiftliklerde gönüllü çalışarak veya çiftliğe belli bir katkı payı ödeyerek konuk olarak ekolojik tarıma ve kırsal kalkınmaya katkı sağlıyorlar.

Projeye özellikle metropollerde yaşayanlar ilgi gösteriyor. Kent yaşamının getirdiği sıkıntılardan uzaklaşmaya çalışan tatilciler doğayla başbaşa kalabilme fırsatını bu projeyle yakalıyor.

Şehir insanı ile çiftlik yaşamını birleştiriyor

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği tarafından yürütülen “TaTuTa Projesi”, çiftlik yaşamındaki hayatı şehir insanının yaşamıyla kısa süreliğine de olsa birleştiriyor.

TaTuTa Ekolojik Çiftlik Ziyaretleri bir yandan ekolojik tarım yapan çiftçiyi maddi ve manevi anlamda desteklemeyi amaçlarken, diğer yandan da tükettiğimiz ürünlerin kaynağını ve kırsaldaki yaşam koşul ve süreçlerinin bir bölümünü deneyimleyerek tanımak amacıyla kırsalda yaşayan insanların mekânlarına konuk olarak, bilgi ve işgücü takası yapmayı sağlıyor.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Viktor Ananias, tatil çiftliklerinin uluslararası ziyaretçilere de açık olduğunu söylüyor.

32 noktasında bulunan 69 çiftlik

“TaTuTa Projesi” Erzurum’dan Samsun’a, Tokat’tan Antalya’ya, Çanakkale’den Fethiye’ye kadar Türkiye’nin farklı bölgelerindeki 32 ayrı noktada yürütülüyor.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı GEF, Küçük Destek Programı (SGP) desteğiyle geçen yıl 25 ayrı çiftlikte yürüttüğü proje, bu yıl 44 yeni çiftliğin katılmasıyla toplam 69 çiftlikte sürdürülüyor.

Rehber hazırlandı

Haziran 2005′te yeni çiftlik bilgilerinin eklendiği yeni TaTuTa rehberinde, sistemde yer alan 69 çiftliğin konumu, ulaşım, haberleşme, konaklama özelliklerinin yanı sıra mevsim ve aylara göre çiftliklerde yardıma ihtiyaç duyulan işler (budama, fidan dikimi, ürün toplama, hayvan bakımı vs) hakkında ayrıntılı bilgiler yer alıyor.

Rehberde ayrıca TaTuTa projesinin yürütücüsü Buğday Derneği ile birlikte eğitim alan çiftliklerin ve bu çiftliklere konuk olacak gönüllü veya konukların sorumluluklarına da yer veriliyor.

Dernek üyelerine ücretsiz dağıtılan rehber Buğday ve Buğday Noktaları ile merkezi bölgelerdeki kitapçılardan edinilebiliyor.