Tavsiyeler Resimleri ve Tanıtımı

Doğayla Tarihin Buluşma noktası Bafa Gölü

Bafa Gölü - Milas MUĞLA

BAFA GÖLÜ, Ege bölgesinin güney noktasında, Milas İlçesi’nin sınırları içerisinde, Söke Ovası’nde yer alıyor. Antik kalıntıları ve muhteşem doğası ile görülmeye değer bir yer.

İÖ. 4. yüzyılın başlarına kadar Ege Denizi’nin bir körfezi olan gölün, Büyük Menderes Nehri’nin körfez ağzına yığdığı Alüvyon sonucunda denizle bağlantısı kesilmiş. Halen suyunun belli belirsiz tuzlu olduğu göl, yağmurlu mevsimin sonlarında 6.708 hektarlık bir alana yayılıyor.
Üç tarafı dağlık, yalnız batı tarafı ova olan Bafa Gölünün yüzölçümü 65 km², çevresi 50 kilometre. Gölün en derin yeri 21 metre..

Üç tarafındaki dağlardan ve bilhassa Beşparmak Dağından inen sularla besleniyor.. Göle fazla gelen sular yığıntı halindeki seddin güney ucundan Büyük Menderes’e dökülüyor.

Akdeniz ikliminin hakim olduğu Bafa gölü ve çevresinde 13 tür orkide ve sayısız bitki türü barınmakta. Bafa Gölü, sucul bitkiler yönünden de oldukça zengin bir floraya sahip. Gölde, Sazan, Yayın, Sarıbalık, Kızılkanat ve Kefal türünden balıklar yaşamakta. Sığ bir göl olması ve zengin florası nedeniyle su kuşları yönünden önemli bir barınma ve beslenme alanı olan bölge, uluslararası önemli kuş alanları listesinde yer almakta. 1994 yılında D.H.K.D (Doğal Hayatı Koruma Derneği) tarafından Milli Park kapsamına alınmış. Göl, 300.000 in üzerinde kuş türüne evsahipliği yapmasının yanında türü tehlikede olan Deniz Kartalı ve Cüce Karabatak’ın da üreme alanı.. Devamı…

Türk Dünyasi

Klasik dünya düzeni içinde Sovyetler Birliğinin dağılma sürecinde dengeler bozulup yeni oluşumlar ortaya çıkmıştır. Başta ekonomik ve siyasal etkileşimlerde hız alan değişim süreci hemen ardından sosyal-kültürel alanlarda yeni arayışları-özlemleri gündeme getirmiştir. Hiç kuşkusuz Sovyetler Birliğinin dağılması başta Türkiye’yi etkilemiştir. Bağımsızlığını ilan eden Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Azerbaycan yeni dünya düzeni içinde, tarihsel birliktelikten kaynaklanan Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkilerini özellikle kültürel boyutta geliştirmişlerdir. Türkiye bu kısa süreç içerisinde kültür politikasına yeni bir yön vermiş ve bağlantılarını ekonomik siyasi boyutlara taşımıştır. Karşılıklı imzalanan eğitim, kültür, ekonomik, işbirliği gibi anlaşmalar güncelleştirilmiş ve doğal olarak yeni kurum, kuruluş, dernek, vakıf, üniversite gibi birlikte yürütülen projelere dönüşmüştür.

Bu gelişime paralel olarak Kültür Bakanlığı Halk Kültürlerinin Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü bünyesinde Türk Dünyası Araştırma Şubesi kurulmuş, bunu Dışişleri Bakanlığı Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı (TİKA), Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi (TÜRKSOY) gibi yeni kurumlar izlemiştir. Devamı…

Henüz Keşfedilmeyen koylardan biri Antalya Adrasan Koyu

Adrasan, Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı ve 1996 yılında belde olmuş bir cennet. Çevresi çam ağaçları ile kaplı bir koya sahip. Karadan denize ters rüzgarlar esiyor ve bu yüzden rüzgar gücünün egemen olduğu geçmiş yıllarda yelkenliler bu koya giremeyip medeniyet izlerini Olympos, Phaselis, Antalya limanlarına taşımışlar.

Adrasan ismi Rumcadan geliyor ve belde yeni adıyla Çavuş köy olarak da tanınıyor. Sırtını Beydağlarına dayamış olan koyun zemini kum ve denizi sığ çevresi ise karayolu olmayan birbirinden ilginç doğal güzelliklerle dolu. Su sporlarına meraklı olanlar için de, eşi bulunmaz bir parkur niteliği taşıyor.
Deniz suyu sıcaklığı yüksek ve sezonu uzun yörede, özellikle berrak ve 29 metreye yakın sualtı görüş mesafesine sahip deniz, balıkadam ve sualtı fotoğrafçıları için yeterli şartları oluşturuyor.

Adrasan’ın kapalı koyu, geniş ve uzun bir kumsala sahip. Her yerinden denize girme imkanı var. Koyun karşısındaki Musa Dağı’na bağlı Eliğ, tepesi çökmüş bir deveyi andıran silueti ile ilgi çekiyor. Koyun başında Markız tepesi yer alıyor. Adrasan koyunun her iki tarafından çıkılan orman içi yükseklikler, koyun ne kadar estetik olduğu konusunda fikir sağlayacak güzellikler sergiliyor. Devamı…