<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cennet Türkiye</title>
	<atom:link href="http://www.cennetturkiye.org/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cennetturkiye.org</link>
	<description>Cennet Türkiyemiz Hakkında Herşey!! Resimler, Tanıtım Videoları, Yapılabilecek Aktiviteler, Sağlık Turizmi Kamp Turizmi vs.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 23 Oct 2011 07:30:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Heybeli Ada Turizmi Resimli</title>
		<link>http://www.cennetturkiye.org/heybeli-ada-turizmi-resimli/</link>
		<comments>http://www.cennetturkiye.org/heybeli-ada-turizmi-resimli/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Oct 2011 07:30:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>falone</dc:creator>
				<category><![CDATA[Heybeliada]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cennetturkiye.org/?p=1086</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Halki Ada, yani Heybeliada. Uzaktan baktığımızda gerçekten bir heybeye benziyor. Vapur adaya yaklaşırken bunu bizzat görebiliyorsunuz. Burada şehirden, gürültüden ve tabii trafikten uzak bir gün geçirebilirsiniz. Heybeliada’ya ulaşım Kabataş, Sirkeci ve Bostancı iskelelerinden kalkan vapur ve denizotobüsü ile sağlanıyor. Eğer vapur başka bir adaya uğramazsa, Heybeliada’ya Bostancı’dan yaklaşık yarım saat süren keyifli bir deniz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Halki Ada, yani Heybeliada. Uzaktan baktığımızda gerçekten bir heybeye benziyor. Vapur adaya yaklaşırken bunu bizzat görebiliyorsunuz. Burada şehirden, gürültüden ve tabii trafikten uzak bir gün geçirebilirsiniz.</p>
<p>Heybeliada’ya ulaşım Kabataş, Sirkeci ve Bostancı iskelelerinden kalkan vapur ve denizotobüsü ile sağlanıyor. Eğer vapur başka bir adaya uğramazsa, Heybeliada’ya Bostancı’dan yaklaşık yarım saat süren keyifli bir deniz yolculuğu sonunda ulaşıyorsunuz.</p>
<p>İskeleye yaklaşırken, sahildeki Deniz Lisesi’ni, yani eski Bahriye Mektebini göreceksiniz. Bu okulun orada olmasından mı bilinmez, vapurdan iner inmez Heybeli’nin , Büyükada ile ne kadar farklı olduğunu görüyorsunuz. Çok daha az gürültü, daha az kalabalık bir ada karşılıyor sizi… Heybeli biraz sanki sakinliğin adası gibi…<span id="more-1086"></span></p>
<p>İskeleden faytonculara doğru yürürken, çay bahçesinde, Orhan Pamuk’u görüyoruz. Karşısında martılar, aldığı notlara dalmış ama dayanamıyoruz ve hemen soruyoruz, nedir Heybeli’yi sizin için bu kadar özel yapan?</p>
<p>Ve hemen cevap veriyor bize: “Ben doğduktan iki hafta sonra Heybeliada’ya bundan aşağı yukarı 50 yıl önce gelmişim. O zaman bu zaman hep gelirim. Burası yazları benim hayatımin merkezidir. Hala da çok seviyorum. Yazları burada geçiriyorum. Çok da memnunum. Öteki adalar biraz daha orta yukarı sınıfların zenginliklerini gösterme yeridir. Burası daha çok insanların tatil yaptığı dinlediği gerçek bir tatil yeridir. Bir de İstanbul’u olduğu gibi, burayı tanıyorum ve burası artık vücudumun bir parçası olmuş. Buraya alışmışım. Onun için seviyorum. Gerçekten sevdiğiniz yerleri ve kişileri neden sevdiğimizi bilmeyiz, bilmek de istemeyiz. ”</p>
<p>Orhan Pamuk’u yakalamışken sorulmaz mı hemen, “nereyi mutlaka görmek lazım Heybeli’de ” diye… Çamlimanı’na mutlaka gidin diyor bize ve Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Çamlimanı’nda geçen hikayesini hatılatıyor.</p>
<p>Biz de hemen Orhan Pamuk’un tavsiyesine uyuyoruz ve faytona biner binmez, arabacıya, Çamlimanı’na gitmek istediğimizi söylüyoruz.</p>
<p><img src="http://img86.imageshack.us/img86/2763/heybeliada4pt.jpg" alt="" border="0" /></p>
<p>Biz Çamlimanı’na faytonla gidiyoruz ama adayı keşfetmenin yolu yürümek tabii ki. Zaten daha yolda burayı görür görmez içiniz ferahlamaya başlıyor çünkü burası tam anlamıyla cennetten bir köşe.</p>
<p>Çamlimanı, özellikle haftasonları tekne ve yatlara ev sahipliği yapıyor. Hava o kadar temiz ki, Heybeli’nin simgesi niteliğindeki Sanatoryum da hemen Çamlimanı’nın üzerine kurulmuş.</p>
<p>Çam ağaçları ile deniz de o kadar güzel bir manzara oluşturuyor ki Çamlimanı’nda, buradan ayrılmakta zorlanıyoruz.</p>
<p>Faytonlar Heybeliada’nın vazgeçilmezi. Nefis bir manzara ve çam ağaçları eşliğinde adayı dolaşmak son derece keyifli.</p>
<p>Çamlimanı yakınında Heybeliada’nın en ünlü manastırlardan biri olan Terk-i Dünya manastırına da uğruyoruz. Manastır, hakikaten adına yakışır bir sessizlik içinde.</p>
<p>Türk edebiyatının önemli isimlerinden Ahmet Rasim ve Hüseyin Rahmi Gürpınar da yıllarca Heybeliada’da yaşamış. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın ağaçlar içindeki evi şimdi müze haline getirilmiş.</p>
<p>İsmet İnönü’nün evinin önünden de geçiyoruz faytonla. Biraz bakımsız kalmış ev doğrusu ama müze olarak gezilebiliyor.</p>
<p>Halki Palas Oteli sadece Heybeliada’nın değil, İstanbul’un da en eski otellerinden biri. Eski ama geçirdiği yangından sonra son derece konforlu ve modern bir şekilde restore edilmiş. Biz de burada kalmasak bile balkonunda bir çay içelim diyoruz.</p>
<p>Halki Palas, ikinci derecede tarihi eser olduğu için, yangından sonra dışı tamamen eskisine göre yapılmış. Odalarıysa her türlü donanıma sahip. Bazı odalar deniz veya çam ormanı manzaralı.</p>
<p>Otelin lobisinde birisi size ıslık çalarsa sakın şaşırmayın. Halki Palas’ın papağanı Koko’dur nasılsa…</p>
<p>Heybeliada’nın en yüksek tepelerinden biri olan Ümit Tepesi üzerindeki Ruhban Okulu da mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerden. Ama önce mutlaka özel izin alınması gerekiyor.</p>
<p>Dünyaca ünlü eski Ruhban Okulu’nun yani Papaz Okulu’nun bahçesinde manzara muhteşem. Hem bahçe hem de okulun binası gezilmeye değer.</p>
<p>Heybeliada’da birçok farklı yerden denize girmek mümkün. Sadık Bey Plajı da bunların içerisinde en eskisi. Burada Burgazada’yı ve Kaşıkadası’nı karşınıza alıp deniz keyfi yapabilirsiniz.</p>
<p>Sadık Bey Plajı, İsmet İnönü’nün ünlü çivileme atlayışlarını yaptığı yerlerden biri. Hala genç yaşlı birçok adalı buradan denize giriyor.</p>
<p>Plajın yukarısında Değirmen Burnu piknik alanı var. Burası adını tepedeki eski değirmenden alıyor.</p>
<p>Tepeleri çevreleyen yollarda, çamların içerisinde güzel ve manzaralı yürüyüş güzergahları da çok. İster faytonla küçük ya da büyük tur yapın, ister yürüyün, adanın büyük bölümünü bir günde keşfedebilirsiniz.</p>
<p>Heybeli’nin lokantaları denizin kenarında Yalı Caddesi üzerinde sıralanıyor. Mavi Restaurant da balık lokantaları içinde en iyilerden biri. Menü de tabii ki balık ve deniz ürünleri ağırlıklı.</p>
<p>Heybeli’deki sıra sıra balık lokantalarının hemen hepsi benzer menüler sunuyor. Üç kardeşin, Nigar, Fikriye ve Faruk kardeşlerin işlettiği Mavi Restaurant kendi hazırladıkları zeytinyağlıları ile ünlü. Mavi’de fava, karidesli börek ve iskorpit salatasının tadına bakmakta yarar var.</p>
<p>Kediler de nasibini alıyor tabii balıklardan, etraf balık lokantası dolu olunca. Yemekler leziz, manzara şahane, ama manzarayı bozan deniz otobüsü iskelesini görmezden gelirseniz tabii. Sahilde tam ortada kurulmuş olan iskele görüntüyü bozuyor doğrusu.</p>
<p>Heybeliada’da geçen bir günü özetlemek için bence tek bir kelime var: Huzur. Bunu adanın her köşesinde hissedebiliyorsunuz. İşte bu yüzden Heybeli’yi bırakıp şehrin karmaşasına dönmek çok zor geliyor.</p>
<p>Heybeli’den ayrılmak gerçekten zor ama geç saatlerde de vapurlar var. Heybeli’den Bostancı’ya son vapur gece saat ikiye çeyrek kala.</p>
<p><img src="http://img86.imageshack.us/img86/7458/014bz.jpg" alt="" border="0" /></p>
<p><img src="http://img88.imageshack.us/img88/2076/025yc.jpg" alt="" border="0" /></p>
<p><img src="http://img86.imageshack.us/img86/1433/034qc.jpg" alt="" border="0" /></p>
<p><img src="http://img91.imageshack.us/img91/8080/052wo.jpg" alt="" border="0" /></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cennetturkiye.org/heybeli-ada-turizmi-resimli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Topkapı Sarayı ve İshakpaşa Sarayı</title>
		<link>http://www.cennetturkiye.org/topkapi-sarayi-ve-ishakpasa-sarayi/</link>
		<comments>http://www.cennetturkiye.org/topkapi-sarayi-ve-ishakpasa-sarayi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Oct 2011 07:30:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>falone</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarihi-Turistik-Seçkin Mekanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cennetturkiye.org/?p=1083</guid>
		<description><![CDATA[İshakpaşa Sarayı İshakpaşa Sarayı Doğubayazıt’ın 7 km. güney doğusunda, Eski Beyazıt’a ve ovaya hakim yüksek bir tepenin üzerine kurulmuş, pek çok bölümleri olan komple bir saraydır. Birinci Dünya harbine kadar Beyazıt Sancağı bu saraydan yönetildi. Sarayın yapımı 1685 yılında Çıldır Atabeklerinden Çolak Abdi Paşa tarafından başlanılmış, aynı soydan gelen Küçük İshak Paşa zamanında 1784’ te [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: small; color: #000000;">İshakpaşa Sarayı</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Monotype Corsiva;"><span style="font-family: Verdana;">İshakpaşa Sarayı Doğubayazıt’ın</span></span><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;"> 7 km. güney doğusunda, Eski Beyazıt’a ve ovaya hakim yüksek bir tepenin üzerine kurulmuş, pek çok bölümleri olan komple bir saraydır. Birinci Dünya harbine kadar Beyazıt Sancağı bu saraydan yönetildi.</span></span></span><br />
<span style="font-family: Verdana; color: #000000;"> <span style="font-size: x-small;">Sarayın yapımı 1685 yılında Çıldır Atabeklerinden Çolak Abdi Paşa tarafından başlanılmış, aynı soydan gelen Küçük İshak Paşa zamanında 1784’ te (99 yılda) tamamlanmıştır. Mimarı, Ahıskalı ustalardır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; color: #000000;"> <span style="font-size: x-small;">Saray 115X50 m. boyutlarında, tesviye edilmiş, Karaburun tepesi üzerine terası, iki avlu ile bu avluları çevreleyen çeşitli yapı topluluğundan meydana gelmektedir. Doğu-Batı yönünde yaklaşık 7.600 m. karelik bir alan üzerine oturtulmuştur. Bazı kısımları tek, bazı kısımları iki, bodrum dahil bazı kısımları üç katlı olarak yapılmıştır. Bir saray için gerekli tüm bölümler (harem, harem odaları, aşevi, hamam, toplantı salonları, eğlence yerleri, mahkeme salonu, camii, çeşitli hizmet odaları, oturma odaları, uşak ve seyis odaları, muhafız koğuşları, cezaevi, erzak depoları, cephanelik, tavlalar, bodrum katlarında çeşitli hizmet odaları vb.) vardır. Her odada ocak, dolap yerleri vb. görülmektedir. Sarayın girişi, savunması en zor olan doğu cephesindedir. Anıtsal taçkapı, avlulara çıkan diğer kapılar gibi, kabartma, süsleme ve zengin bitki motifleriyle Selçuklu sanatının özelliklerini taşır. Saray, tarih ve sanat tarihi yönünden essiz bir değere sahiptir. Bu bey kalesi, Avrupa’ daki şato tipi yapıların ülkemizde rastlanmayan en iyi örneğidir.</span></span><span id="more-1083"></span><br />
<span style="font-family: Verdana; color: #000000;"> <span style="font-size: x-small;">Sarayın cami dışındaki bölümlerin çoğu yıkılmış, harap olmuş, tavanları sökülmüştür. Son yıllarda biraz onarılmış, restore edilmiştir. Camii, saray kompleksinin en sağlam kalan yeridir. Her halde burası, dini bir korkuyla tahrip edilmemiştir. Tek kubbeli camii, iki ayrı renk taşla örülmüş minaresiyle saraya ilginç bir görünüm kazandırmaktadır. Camiinin kıble duvarının dışındaki türbe geometrik ve bitkisel motiflerle süslenmiş olup, muhtemel Abdi Çolak Paşa ile İshak Paşa ve yakınları için yapılmıştır.</span></span><br />
<span style="font-family: Verdana; color: #000000;"> <span style="font-size: x-small;">Sarayın(Selamlık) kuzey cephesinde dışa sarkan dört ahşap konsolda üstte kanatlı ejder, onun altında aslan, en altta insan figürleri yer almaktadır ki, çok ilginç ve sanatkaranedir.</span></span><br />
<span style="font-family: Verdana; color: #000000;"> <span style="font-size: x-small;">Sarayda klasik Osmanlı mimarisinden farklı üslup ve benzeme şekilleri dikkati çeker. Türk saray geleneği ve mimarisinin ana prensiplerine uyulmuştur. Yapı birkaç aşamalıdır ve güzellikle azameti yansıtır. Saray iştihamı, yaptıran paşanın çevreye ve Merkezi Devlet’e karşı gücünü göstermek istediği anlaşılmaktadır.</span></span><br />
<span style="font-family: Verdana; color: #000000;"> <span style="font-size: x-small;">Taş duvarların içinde görülen boşluktur, sarayın kalorifer tesisatı andıran merkezi ısıtma sistemiyle ısıtıldığını göstermektedir.</span></span><br />
<span style="font-family: Verdana; color: #000000;"> <span style="font-size: x-small;">Yapımı bir çok efsane ve hikayeye konu olan İshak paşa sarayı; Osmanlı döneminde Ağrı’ da yapılan en büyük ve en önemli mimari eserdir. İshak Paşa Sarayı, geleneksel Türk mimari karakterinde ve Selçuklu mimarisi biçiminde bir yapıdır. Bu yapılar topluluğunda Osmanlı ve Selçuklu mimarisinin öğeleri yanında, Avrupa sanatının Barok üslubunun etkileri de görülmektedir. Zamanın en modern ve ileri anlayışı ile yapılmış olup, genel hatlarıyla Türk kültürünün özelliklerini taşır.</span></span><br />
<span style="font-family: Verdana; color: #000000;"> <span style="font-size: x-small;">Bir Osmanlı Dönemi Yapısı İshak Paşa Sarayı</span></span></p>
<p><span style="font-family: Verdana; color: #000000;"><span style="font-size: x-small;">Görkemli özel mimarı yapısı, anıtsal taç kapıları, haremi, salamlığı, cami ve yüzlerce odası ile görülmeye değer bir şah eserdir…</span></span><br />
<span style="font-family: Verdana; color: #000000;"> <span style="font-size: x-small;">Sanki bir saray değil, tüm heybetiyle canlı bir tarih, her tarafı sır dolu bir efsanedir. Onu anlamak için yakından görmek, gezmek gerekir…</span></span><br />
<span style="font-family: Verdana; color: #000000;"> <span style="font-size: x-small;">Bu görkemli yapının mimarı meçhuldür, onun için halk, sarayın yapımı ve tarihi hakkında bir çok efsane anlatır. Sarayı gezerken, masal dünyasının saraylarını görmüş gibi hayal güçleriniz harekete geçer, güzellikler karşısında efsanelerde anlatılanlar bir bir gözlerinizin önünde canlanır…</span></span></p>
<p><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;">Bir kartal yuvasını andıran ve çevresiyle ahenk oluşturan bu muazzam yapıya hayran kalmamak elde değil…</span></span></span><br />
<span style="color: #000000;">   </span><br />
<span style="color: #000000;"> <span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;">2002 yılında 10.000 civarında ziyaretçinin uğradığı değerlendirilmektedir. </span></span><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: x-small;">Günümüze kadar saray ile ilgili en kapsamlı araştırma Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi kurucu dekanı Profesör Doktor Yüksel BİNGÖL tarafından yapılmıştır. Kendisine Prof.Dr. Fahrettin KIRZOĞLU, Prof.Dr.Nihat BOYDAŞ, Prof.Dr.Havva Işık İŞKAN ve Yrd.Doç.Himmet GÜMRAH destek sunmuştur. Bu araştırma Osmanlı İmparatorluğunun 700. Kuruluş Yıldönümüne atfen 1999 yılında Kültür Bakanlığının himayesiyle yayımlanmıştır.</span></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cennetturkiye.org/topkapi-sarayi-ve-ishakpasa-sarayi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Aksaray’a Gidip de Bunları Yemen Dönmeyin</title>
		<link>http://www.cennetturkiye.org/aksaray%e2%80%99a-gidip-de-bunlari-yemen-donmeyin/</link>
		<comments>http://www.cennetturkiye.org/aksaray%e2%80%99a-gidip-de-bunlari-yemen-donmeyin/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Aug 2011 14:07:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>falone</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aksaray]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cennetturkiye.org/?p=785</guid>
		<description><![CDATA[Aksaray’da hububat üretiminin geniş bir alana yayılmış olması ile bundan yapılan yiyecekler, hayvancılığın gelişmiş olması dolayısı ile yemek kültürüne yansımış, bamya çorbası, çörek, şepe, erişte, kuskus, mayalı, dolma mantı, soğanlama, çiğleme,sarığıburma, höşmerim bilinen yöresel yemeklerdir. Helvadere kasabasının da alabalıkları lezzetleriyle ünlüdür. Aksaray’dan Yemek Tarifleri Bamya Çorbası Malzemeler: 250 gr. bamya, 200 gr. et, 1 adet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aksaray’da hububat üretiminin geniş bir alana yayılmış olması ile bundan yapılan yiyecekler, hayvancılığın gelişmiş olması dolayısı ile yemek kültürüne yansımış, bamya çorbası, çörek, şepe, erişte, kuskus, mayalı, dolma mantı, soğanlama, çiğleme,sarığıburma, höşmerim bilinen yöresel yemeklerdir. Helvadere kasabasının da alabalıkları lezzetleriyle ünlüdür.</p>
<p><strong>Aksaray’dan Yemek Tarifleri</strong></p>
<p><strong>Bamya Çorbası</strong></p>
<p><strong>Malzemeler:<br />
</strong>250 gr. bamya,<br />
200 gr. et,<br />
1 adet soğan,<br />
1 domates,<br />
1 yemek kaşığı salça,<br />
1 limon<span id="more-785"></span></p>
<p><strong>Hazırlanışı: </strong>Bamya sıcak suda 15 dakika kaynatılarak, limon tuzlu su ile haşlanır. Tencere içine yağ ile bir adet soğan ve et ilave edilerek soğan kızarıncaya kadar pişirilir. Rendelenmiş domates ile bir kaşık salça ilave edilerek yemek kaynamaya bırakılır, limon ilave edilir. Hazırlanan bamya yemeğe ilave edilerek servis yapılır.</p>
<p><strong>Çiğleme</strong></p>
<p><strong>Malzemeler:<br />
</strong>500 gr. un,<br />
2 bardak su,<br />
250 gr. taze kaymak<br />
tuz</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong> Hazırlanan un ile su hamur haline getirilir. 15 dakika dinlenen hamur merdane ile küçük yuvarlak şeklinde açılır. Arasında bir tatlı kaşığı kaymak ilave edilip kapatılır. Teflon tavada kısık ateşte çevrilerek pişirilir. Tekrar üzerine kaymak ilave edilerek servis yapılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cennetturkiye.org/aksaray%e2%80%99a-gidip-de-bunlari-yemen-donmeyin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

