->
İshak Paşa Sarayı. Dünyanın ilk merkezi ısıtma sistemi olan yapıdır.
İshak Paşa Sarayı, saraydan öte bir külliyedir. İstanbul Topkapı Sarayı’ndan
sonra son devirde yapılmış sarayların en ünlüsüdür.
Doğubeyazıt İlçesi’nin 5 km. doğusunda, bir dağın yamacındaki tepe üzerine kurulan Saray, Osmanlı İmparatorluğu’nun Lale Devrindeki son büyük anıt yapısıdır. 18. yy. Osmanlı mimarisinin en belirgin ve seçkin örneklerinden olduğu kadar, sanat tarihi yönünden de değeri büyüktür. Sarayın Harem Dairesi Takkapı kitabesine göre yapılış tarihi Hicri 1199, Miladî 1784′tür.
Saray binasının bulunduğu zemin vadi yakası olduğundan, kayalık ve sert bir yerdir. Eski Beyazıt şehrinin merkezinde olmasına rağmen, bu yapının üç tarafı (kuzey, batı, güney) dik ve meyillidir. Sadece doğu tarafında müsait bir düzlük vardır. Sarayın giriş kapısı buradadır. Aynı zamanda en dar cephesidir.
Saray, kalelerin özelliğini kaybettiği; ateşli silahların bulunduğu bir çağda yapıldığından, doğu yönündeki tepelere karşı müdafaası zayıftır. Cümle kapısı müdafaa bakımından en zayıf noktasıdır. Cümle kapısı bölümü, İstanbul ve Anadolu’da kurulan saraylarınkinden farksız olup, taş işçiliği ve oymacılığı yönünden muntazamdır.
Türklere özgü tarihi saray örnekleri bugün ülkemizde pek az sayıda kalmıştır. Bunlardan biri de İshak Paşa Sarayı ve Külliyesi’dir.
İshak Paşa Sarayı şu mimari bölümlerden meydana gelir:
1- Dış cephe,
2- Birinci ve ikinci avlu,
3- Selamlık dairesi,
4- Cami binası,
5- Aşevi (Darüzziyafe),
6- Hamam,
7- Harem dairesi odaları,
8- Merasim ve eğlence salonu,
9- Takkapılar,
10- Cephanelik ve erzak odaları,
11- Türbe binası,
12- Fırın,
13- Zindan,
14- İç mimariden bazı bölümler (kapılar, pencereler, dolaplar, şerbetlikler, şömineler vs.)
Saray Osmanlı, Fars ve Selçuklu uygarlığının mimari üslubunu bünyesinde toplayan bir özellik taşır. Cildıroğullarından II. İshak Paşa ile Çolak Abdi Paşa’ca 1685′te yaptırılan saraya, 1784′te son şekil verilmiştir. Yapı yaklaşık olarak 115×50 m. ölçülerinde bir alana kurulmuştur. Kesme taştan yapılan sarayın doğu cephesindeki portali kabartma ve süslemeleriyle Selçuklu sanatının özelliklerini yansıtır.
Saray iki avlu ve bu avluda bulunan yapılar topluluğundan meydana gelmiştir. Birinci avludaki yapıların bazıları yıkılmıştır. Dört tarafı yapılarla çevrili ikinci avlu dikdörtgen planlıdır. Girişe göre sağ tarafta selamlık ve onun arkasında haremlik vardır. Bunların sonunda cami ve türbe bulunmaktadır. Türbe Selçuklu kümbet mimarisi üslubunda inşa edilmiştir. Saray bölümü iki kattan oluşmaktadır. 366 oda da bu iki kat içinde yer almaktadır. Her odada taştan yapılmış ocaklar vardır. Taş duvarlardaki boşluklar bütün yapının merkezi bir ısıtma sistemine sahip bulunduğunu göstermektedir. Divan salonu 20×3 m. boyutlarındadır. Duvarları ve tabanı taştandır. Duvarları Türk hat sanatının örnekleriyle, sülüsle yazılmış ayet ve beyitlerle süslüdür. Burada yer alan “İshak meram üzere kerem kıldı cihanı-Binyüzdoksandokuz buna oldu tarih” beytinden sarayın miladî 1784 yılında tamamlandığı anlaşılmaktadır. Sarayın ikinci avlusundaki türbe, kesme taştan yapılmıştır. Bu sekizgen türbe, Selçuklu türbe mimarisi geleneğinin tipik örneği olan kümbet şeklindedir ve iki katlıdır. Duvarları geometrik motiflerle süslüdür. Bu türbede Çolak Abdi Paşa, İshak Paşa ve yakınları yatmaktadır.
» İshak Paşa Sarayı Resimleri
|
Etiketler : dolmabahçe sarayının tarihimizdeki, nın tarihteki önemi, ingilizce ishak paşa sarayının tarihçesi, issak paşa sarayının özellikleri ve önemi, dolmabahçe sarayının önemi nedir bilgiler, ishak ve zeynep yazılı avatarlar, dolmabahçe sarayının önemi, dolmabahçe sarayı ile kısa bilgi (özet), dolmabahçe sarayının tarihindeki önemi özet, dolmabahçe sarayının tarihteki önemi özeti,
12 Ekim 2007, 11:02 tarihinde
Doğubeyazıt, İl İl Türkiye, Tarihi-Turistik-Seçkin Mekanlar kategorisi altında yayınlandı.
Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz.
Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
Bu yazıyla ilgili Cennet Türkiye'de bulunan diğer yazılar |





37 Yorum
arkadaşlar ben ishak paşa sarayına qittim bayıldım oraya qercekten gidilesi görülesi bir yer harika bi abide imkani olanların mutlaka gitmesini isterim.
21 Eylül 2008 Saat 20:58 de demişki
ya ishak paşa yerine gittim ama zenginlikler eh yani ama güzel benim msnm=tanr_yasemin@hotmail.com
16 Ekim 2008 Saat 17:41 de demişki
ishak paşa sarayına ve ağrı dağına aynı profilde bakıldığında resmen beyin fırtınası geçirirsiniz çünkü o asil duruşta kendinizi ve tanrıyı bulursunuz.
24 Ekim 2008 Saat 15:59 de demişki
ishak paşa sarayı adeta her tarafı sır dolu bir efsane
04 Mayıs 2009 Saat 18:18 de demişki
teşekkürler ama birde kaydettimmi bir yre yollayabilsek dah gsl olck
31 Mayıs 2009 Saat 14:54 de demişki
benimde ishak paşa sarayını bir kaç kere gezme fırsatım oldu. gerçekten doğuda yapılmış çok güzel bir yapı. bence bu yapının doğuda olmasıda önemli bir nokta
08 Haziran 2009 Saat 05:19 de demişki
ben ağrılıyım ama gidip görmek nasip olmadı….inşallah o da olur..
10 Temmuz 2009 Saat 15:29 de demişki
ben ağrı doğubeyazılıyım ishakpaşa bizim doğubeyazıt,tın gerçekten göz bebeği doğubeyazıtlı olmak bambaşka bir duygu
25 Temmuz 2009 Saat 16:00 de demişki
hep beraber sahip,çıkalım
01 Ağustos 2009 Saat 19:33 de demişki
MÜKEMMEL BİR YER BEN DE BU SARAYDA YAŞAMAK İSTERDİM MANZARA HARİKA
09 Ağustos 2009 Saat 20:15 de demişki
ben çiğdem 18 yasndayım aslen ağrılıym ılk defa gelıyorum agrıya ve cok begendm ağrının en guzel yerlerınden bırı dogu beyazıt saray mukemel ıcıne gırdımı ınsan agzı acık seyredıyo ya ıykıde agrılıyımve memleketımı cok sevıyorum keske elımde bı fırsat olsada hep ağrıda kalsam senı sevıyorum ağrıııııı
04 Eylül 2009 Saat 14:56 de demişki
isakpaşada 8 yıl fotoraf cılık yaptım muazam manzarası ve atmosmeri insanı tarihte yolculuk yatırıyor adeta enfes bir mekan
05 Ekim 2009 Saat 15:31 de demişki
ihsak paşa ozaman heralde geleceyi düşünerek inşaetmiş gibi sayı arkadaşlar inanınki görmekgerek bu güzelyeri anlatmakla bitmez hertarafı tarih kokuyor adeta —– bir tarih abidesi ihsak paşa sarayı ?*???
05 Ekim 2009 Saat 15:46 de demişki
ishak paşa sarayı uzun zamandır ismini duyupta gidemedigim yerler arasında idi.Sarayı görmek için Erzurumdan D.Beyazıt’a kadar gittim.Gittigime fazlasıyla degdi.Sarayın restorasyonu ve yıkılan yerlerin orjinaline uygun olarak yeniden onarılması saraya ve Türk Kültürüne çok büyük değer katacagına eminim.İmkanı olanlara görmelerini tavsiye ediyorum.Özellikle Ülkemizdeki hizmet üretemeyen belediye başkanlarımızın ve günümüzde bütün imkanların olmasına ragmen şehir içine yapılmiş bir yola rögar kapagını bile yol seviyesine ayarlayamayan müteahhitlerede görmelerini tavsiye ediyorum
11 Ekim 2009 Saat 21:03 de demişki
valla çok az ödevimi yapamadım
03 Kasım 2009 Saat 17:43 de demişki
bende ağrılıyım uşakta yasıyorum gidip gezmek nasip olmadı daha özlemini çekiyorum inşallah bu sene gidiyorummm
11 Kasım 2009 Saat 22:55 de demişki
bence bilgi çok az biraz daha bilgi olsaydı daha iyi olurdu.
14 Kasım 2009 Saat 18:55 de demişki
Türkiyemin her yeri gibi doğu bölgesinde bulunan ishak paşa sarayıda görülmeye değer nadir yerlerdendir defalarca gitmişim halende gitme isteğim var.
29 Aralık 2009 Saat 13:42 de demişki
GAYET GÜZEL BİR ESER SAHİP CIKMAK LAZIM EN SON GÖRDÜĞÜM DE ÇATISI ÇATILIYORDU İKİNCİ KATA DA BİRAZ ÖNEM VERİLSE GAYET GÜZEL OLUR BENCE
09 Şubat 2010 Saat 01:44 de demişki
BİRDE BEN GÖREV İCABI GÜNDE EN AZ 4 KEZ GİTTİM AMA HER GİTTİGİM DEDE DEGİŞİK SEYLER ÖGRENDİM BEN CE HERKEZ GİDİP GÖRMELİ
09 Şubat 2010 Saat 01:46 de demişki
gayet güzel bu esere çok daha fazla önem vermeleri gerekir ikinci katta biraz daha gayretlazım tanıtımı çok az birazdaha bakıp daha bilgi üretebilirler
15 Şubat 2010 Saat 23:03 de demişki
gidilip gezilmesisi gereken muhteşem bir şaheser
27 Şubat 2010 Saat 23:10 de demişki
İshak Paşa Sarayı. Dünyanın ilk merkezi ısıtma sistemi olan yapıdır.
İshak Paşa Sarayı, saraydan öte bir külliyedir. İstanbul Topkapı Sarayı’ndan
sonra son devirde yapılmış sarayların en ünlüsüdür.
Doğubeyazıt İlçesi’nin 5 km. doğusunda, bir dağın yamacındaki tepe üzerine kurulan Saray, Osmanlı İmparatorluğu’nun Lale Devrindeki son büyük anıt yapısıdır. 18. yy. Osmanlı mimarisinin en belirgin ve seçkin örneklerinden olduğu kadar, sanat tarihi yönünden de değeri büyüktür. Sarayın Harem Dairesi Takkapı kitabesine göre yapılış tarihi Hicri 1199, Miladî 1784′tür.
Saray binasının bulunduğu zemin vadi yakası olduğundan, kayalık ve sert bir yerdir. Eski Beyazıt şehrinin merkezinde olmasına rağmen, bu yapının üç tarafı (kuzey, batı, güney) dik ve meyillidir. Sadece doğu tarafında müsait bir düzlük vardır. Sarayın giriş kapısı buradadır. Aynı zamanda en dar cephesidir.
Saray, kalelerin özelliğini kaybettiği; ateşli silahların bulunduğu bir çağda yapıldığından, doğu yönündeki tepelere karşı müdafaası zayıftır. Cümle kapısı müdafaa bakımından en zayıf noktasıdır. Cümle kapısı bölümü, İstanbul ve Anadolu’da kurulan saraylarınkinden farksız olup, taş işçiliği ve oymacılığı yönünden muntazamdır.
Türklere özgü tarihi saray örnekleri bugün ülkemizde pek az sayıda kalmıştır. Bunlardan biri de İshak Paşa Sarayı ve Külliyesi’dir.
İshak Paşa Sarayı şu mimari bölümlerden meydana gelir:
1- Dış cephe,
2- Birinci ve ikinci avlu,
3- Selamlık dairesi,
4- Cami binası,
5- Aşevi (Darüzziyafe),
6- Hamam,
7- Harem dairesi odaları,
8- Merasim ve eğlence salonu,
9- Takkapılar,
10- Cephanelik ve erzak odaları,
11- Türbe binası,
12- Fırın,
13- Zindan,
14- İç mimariden bazı bölümler (kapılar, pencereler, dolaplar, şerbetlikler, şömineler vs.)
Saray Osmanlı, Fars ve Selçuklu uygarlığının mimari üslubunu bünyesinde toplayan bir özellik taşır. Cildıroğullarından II. İshak Paşa ile Çolak Abdi Paşa’ca 1685′te yaptırılan saraya, 1784′te son şekil verilmiştir. Yapı yaklaşık olarak 115×50 m. ölçülerinde bir alana kurulmuştur. Kesme taştan yapılan sarayın doğu cephesindeki portali kabartma ve süslemeleriyle Selçuklu sanatının özelliklerini yansıtır.
Saray iki avlu ve bu avluda bulunan yapılar topluluğundan meydana gelmiştir. Birinci avludaki yapıların bazıları yıkılmıştır. Dört tarafı yapılarla çevrili ikinci avlu dikdörtgen planlıdır. Girişe göre sağ tarafta selamlık ve onun arkasında haremlik vardır. Bunların sonunda cami ve türbe bulunmaktadır. Türbe Selçuklu kümbet mimarisi üslubunda inşa edilmiştir. Saray bölümü iki kattan oluşmaktadır. 366 oda da bu iki kat içinde yer almaktadır. Her odada taştan yapılmış ocaklar vardır. Taş duvarlardaki boşluklar bütün yapının merkezi bir ısıtma sistemine sahip bulunduğunu göstermektedir. Divan salonu 20×3 m. boyutlarındadır. Duvarları ve tabanı taştandır. Duvarları Türk hat sanatının örnekleriyle, sülüsle yazılmış ayet ve beyitlerle süslüdür. Burada yer alan “İshak meram üzere kerem kıldı cihanı-Binyüzdoksandokuz buna oldu tarih” beytinden sarayın miladî 1784 yılında tamamlandığı anlaşılmaktadır. Sarayın ikinci avlusundaki türbe, kesme taştan yapılmıştır. Bu sekizgen türbe, Selçuklu türbe mimarisi geleneğinin tipik örneği olan kümbet şeklindedir ve iki katlıdır. Duvarları geometrik motiflerle süslüdür. Bu türbede Çolak Abdi Paşa, İshak Paşa ve yakınları yatmaktadır.
Bu Yazıyı Paylaşın
» İshak Paşa Sarayı Resimleri için TIKLAYIN
•Bu yazı toplam 27697 kez okunmuş.
•Şu anda sizden başka 1 kişi okuyor.
•Bu yazı bugün 39 kez okunmuş.
•En son 2010-03-01 20:53:20 tarihinde okunmuş.
12 Ekim 2007, 11:02 tarihinde Ağrı, Doğubeyazıt, Tarihi-Turistik-Seçkin Mekanlar, İl İl Türkiye kategorisi altında yayınlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
Bu yazıyla ilgili Cennet Türkiye’de bulunan diğer yazılar
•Ağrı
•İshak Paşa Sarayı (Doğubayazıt)
•Doğu Karadeniz TOKAT
•Tokat
•Bursa
•Kütahya
•Diyarbakır
01 Mart 2010 Saat 20:57 de demişki
ishak paşa sarayının özellikleri ve önemi
İshak Paşa Sarayının Plan Özelikleri
İshak Paşa Sarayı yüksek dik tepe üzerinde doğu-batı yönünde yaklaşık 7600 metre karelik bir alanı kaplamaktadır. Harem kısmını üç yandan çevreleyen Has Bahçe hariç yaklaşık dıştan dışa 115X50 m. boyutlarında olan sarayın planındaki bütünlüğüne rağmen bugünkü durumu ile birkaç aşamalı yapı olması mümkündür.
ishak paşa sarayı
Fonksiyonu ve düzeni açısından aç ana bölüne ayrılan sarayın her bölümü kendi içerisinde uyumlu ve kendine ait farklı büyüklükte avluları bu avluların etrafını çevreleyen çeşitli birimler yer alır. Türk saraylar geleneği esas kabul edilerek I. Ve II avlu etrafında “U” harfi şeklinde yerleştirilmiş yapı gruplarından meydana gelen sarayın plan açısından Topkapı sarayındaki ana fikrin küçültülmüş yani özetlenmiş bir örneği kabul edilebilecek bir düzenlemeye sahip olduğu ileri sürülmektedir.
Saraya doğu cephede yer alan hafif yay kemerli giriş açıklığına sahip anıtsal bir taçkapı ile geçiş sağlanmakta bu taçkapının oldukça sade örgü sistemine sahip olan yan duvarlarının bazı kısımları da yer yer harap olmuş bu duvarlarının köşelerinde de yarım yuvarlak planlı kulelerin varlığından bahsedilmektedir. Saraya giriş sağlaması açısından önemli bir fonksiyona sahip olan I. Taçkapıdan geçilerek ulaşılan I. Avluda harap durumda olan kısımların avluyu çevreleyen çeşitli hizmet birimlerine ait olduğu öne sürülerek kare görünümlü birinci avlunun sağında ve solunda bulunan yıkık kısımların saraya gelen ziyaretçi ve misafirlere ait yerler olarak planlandığı ayrıca ahır yada hizmet işleri için kullanılmış olduğu anlaşılmaktadır. H. Gündoğdu bu harap olmuş kısımlarda yabancıların ve sarayın atlarının arabalarının muhafaza edilmiş olması bu bölümün Topkapı Sarayındaki Has ahır Raht hazinesi bölümlerine karşılık bir fonksiyonu olduğunu belirtmektedir. Raht hazinesi değerli koşumları ve eğerleri muhafaza edebilecek kadar korunaklı yapılmıştır.
I.avlunun doğu kısmındaki nöbetçi odaları avlunun hemen sağında ve bitişik olarak yapılmış bir çeşme kalın duvarlar içerisinde yer alan tuvalet sarayın bugüne ulaşabilen kısımlarındandır. Kuzey kısmında da muhafız koğuşları zindan olarak kullanıldığı düşünülen merdivensiz bodrumlar ayrıca ısıtmanın ateşleme odası yer almaktadır. sarayın doğu cephesindeki nöbetçi odalarından zemin katta yer alan üç oda hala varlığını sürdürmekte iken üst katta bulunan odalar tam anlamıyla korunamamış bunlardan sadece bir oda I. Taçkapının üst katındaki kalıntılara bırakılarak tanınabilmektedir.
Harap bir şekilde günümüze ulaşabilen kesme taşlardan örülmüş olan güney cepheyi sarayı savunma amacıyla araştırmacılar mazgallarla donatılmış kale olarak kabul edilmektedirler.
I. avluyla harem arasında yer alan bölüm üç ana bölüme ayrılan sarayın bütün önemli birimlerin yer aldığı yani çekirdek niteliğinde olan en önemli bölümdür. Bu bölümde birinci yapı grubu gibi bir avlu ve onu çevreleyen yapı gruplarından oluşmaktadır. Oldukça yüksek bir taçkapı ile dikdörtgen planlı II. Avluya 10 m. Uzunluğunda üzeri beşik tonozlu bir geçitle ulaşabilmektedir.
Yüksek giriş kapısı ile girişin II. Avluya bakan bölümü arasında yer alan çeşitli odalar ve dairelerin bulunduğu ve oldukça yüksek bu kapıyla aynı yükseklikte olması gereken ikinci katların günümüze ulaşamadığını belirten H. Gündoğdu hem avlu içine hem de dışarıya açılacak mescit ve selamlık kısımlarının en fazla hasar görmüş olan II. Avlunun en önemli unsurlarından biri olduğunu da belirtmektedir. II. Avlunun batı cephesinde harem kısmı güney cephesinde oldukça harap bir şekilde yalnızca bodrum kısımları ile güneye bakan kısımlarının harap durumda olan duvarları kuzey cephede de günümüze sağlam ulaşabilmiş olan cami minare ve caminin hemen yanında yer alan türbe ve cami ile aynı hizada bulunan ilk şekliyle günümüze ulaşamamış selamlık kısmı yer almaktadır.
ishak paşa sarayı ve ağrı dağı
Sarayın iyi korunamayarak en fazla zarar görmüş olan II. Avlusunun güney cephesinde ne olduğu tam olarak anlaşılamayan kısımların yalnızca temel kalıntılarının günümüze ulaşabildiğini belirten H. Gündoğdu yapı üzerinde gerçekleştirmiş olduğu incelemeler sonucu bu temel kalıntılarının üzerinde ikinci bir katın daha bulunması gerektiğini belirtmektedir.
Harap bir durumda günümüze ulaşan II. Avlunun güney cephesi sarayın kuzey cephesinde harem kısmına kadar birbiriyle aynı hizada olan yapı gruplarından farklı olarak I. Yapı grubundan II. Yapı grubu güney yana doğru genişletilmek suretiyle dışa çıkıntı yapmış bu çıkıntının devamında da batı kısma doğru harem bahçesi yer almaktadır.
Sarayın batı bölümünü kaplayan üçüncü bölüm sarayın özel oturma bölümünü yani harem kısmını teşkil etmektedir. Saraylardaki harem ve selamlık kısmının varlığının kökeninden Türk-İslam ev tipine dayanmakta olup Türk evlerinde olduğu gibi saraylarda da selamlık (kabul odası) ve harem (evin özel bölümü) kısımları bulunmaktadır.
Osmanlı saray teşkilatına uygun olarak yapılmış olan İshak Paşa Sarayının harem bölümü de diğer bölümlerde olduğu gibi harem bölümüne ikinci avluya bakan oldukça yüksek gösterişli ve iki katlı olarak düzenlenmiş bir kapıdan geçilerek ulaşılmaktadır. Bu kapıdan geçilerek varılan uzun harem koridorunun kuzey ve güneyinde ikişer kapı açıklığı ile farklı bölümlere geçilmektedir. Bu koridorun kuzeye açılan ikinci kapısından da küçük bir bölüme ulaşılır. Buradan da batı yöne açılan bir kapı ile haremin en gösterişli ve önemli kısmı olan salona varılmaktadır. İki kapısı bulunan salon ayrıca harem odaları koridoru ile bağlantılıdır. H. Gündoğdu salonun doğu ve batısında yer alan kapıların duvarlardaki fazla derin olmayan dolap nişlerinin duvarlardaki renkli taş döşemelerinin Osmanlı Sarayları haremlerinde görülen ve “Taşlık” denilen iç avlu ile benzerlik gösterdiğini belirtmektedir. Harem bölümünün kuzey ve batı kısmında yer alan salonun batı kapısı ve harem odalarının açıldığı harem “L” koridoru mutfak salon ve hamamla da bağlantılıdır. Harem “L” koridorunun batı kısmındaki uzantısında doğu yöne açılan kapıyla küçük bir koridora ulaşılır; buradan da bir kapı açıklığı ile mutfak ve salon arasında küçük ölçülerine rağmen Türk hamamları planına uygun biçimde olan hamam kısmına geçilmekte diğer bir kapı ile de harem odaları ve harem ile bağlantısı bulunan mutfak kısmına ulaşılmaktadır. H. Gündoğdu Edirne ve Topkapı sarayında I. Ve II. Avlunun sağ tarafında yer alan mutfak İshak Paşa sarayında harem bölümü içerisinde yer almasıyla ve daha küçük boyutlarda olmasıyla merkezlerdeki saraylardan farklı bir özellik gösterdiğini ancak harem kısmının plan bakımından Edirne ve Topkapı Sarayı ile benzer olduğunu vurgulamaktadır. Ayrıca harem bölümünün güney kısmında yer alan iki büyük oda mutfak ve tuvaletler harap bir durumda günümüze ulaşabilmişlerdir.
İlk şekli ile günümüze ulaşamamış olan saray genel olarak bir kattan meydana gelmesine rağmen 12 gözden ibaret harem dairesi iki kattan oluşmaktadır. Ancak bugün iki katlı olan harem bölümünden yalnızca harap bir durumda olan alt kısım odaları kalmıştır. Bugün kuzey duvarının camiye bitişik kısmında bulunan harem dairesinin ikinci katına ait kalıntılardan ikinci katın birinci katla aynı şekilde inşa edilerek üstlerinin düze çatı ile örtülmüş olduğu anlaşılmaktadır.
İshak paşa sarayı İstanbul’daki Topkapı Sarayı veya daha önceden yapılmış olan Edirne sarayıyla karşılaştırıldığında bir çok yönüyle benzerlik göstermektedir. Bu benzerlik sadece plan özellikleri açısından değil tek tek odaların (divan salonu selamlık mutfak hamam vb.) fonksiyonları açısından da görülmektedir.
Genel olarak geleneksel Türk saraylarının fonksiyonlarına uygun biçimde planlanmış iç içe birkaç bina grubundan oluşan İshak Paşa Sarayında “biderun-enderun” (dış avlu-iç avlu) ve her iki avlunun etrafında fonksiyonlarına göre gruplandırılmış yapılar neredeyse Topkapı Sarayıyla aynı şekilde düzenlenmiştir. Saray üzerinde incelemelerde bulunan H. Gündoğdu İshak Paşa Sarayının I. Avlusunun; çevresinde sıralanana çeşme zindan muhafız odaları kapıcı odası misafirlerin kalacağı yerler ve at Araba koyma yerlerinden oluşan düzenlemesiyle Edirne ve Topkapı sarayındaki giriş avlusuyla aynı işleve sahip olduğunu ayrıca Osmanlı Saray teşkilatına uygun şekilde inşa edilen sarayın aynı eksen üzerinde bulunan avlu kapılarının kompozisyon düzeninin Edirne ve Topkapı Sarayının kapılarıyla benzeştiğine işaret ederek bu benzerliği vurgulamaktadır. R. E. Koçu’da Topkapı Sarayıyla ilgili olarak “Bab-ı Hümayun” (Topkapı Sarayının giriş kapısı) seher vaktinde günün ilk ışıklarıyla açılıyor ve gece yarısından sonra kilitleniyordu. Divanda anlatacak bir şeyleri olanlar veya sarayın yönetimiyle işi olanlar veya saray ziyaretçileri kendilerini tanıttıktan ve isteklerini açıkladıktan sonra Bab-ı Hümayun’dan geçebilirlerdi. Saraya gelen vezir ve dış devletli delegeler birinci avluyu atlarıyla geçerek ikinci büyük kapıya kadar gidebildiklerini” belirtmektedir.
Y. Bingöl İshak Paşa Sarayının I. Avlusunda ticari sorunların çözümlendiği gibi I. Taçkapı için olan açılış şeklinin de Osmanlı Saraylarının mevcut kurallarıyla benzerlik gösterdiğini de belirtmektedir. Ayrıca ikinci avluda yer alan önemli devlet meselelerinin görüşüldüğü idari işlerin yürütüldüğü divan salonu işlev bakımından Topkapı Sarayındaki “Kubbe Altı” anlayışının küçük bir benzeri olarak kabul edilmektedir.
ishak paşa sarayı ve ağrı dağı
Bir Osmanlı Sarayında olması gereken bütün birimlere sahip olan İshak Paşa Sarayında kışların uzun ve soğuk geçmesi nedeniyle küçük tutulan her odada Topkapı Sarayında olduğu gibi bir ocak bulunmaktadır. Tüm sarayı ısıtabilmek için birinci avluda bulunan ocak (ateşleme yeri) bugünkü kalorifer sistemine benzer bir tür merkezi ısıtma sisteminin kurulmuş olduğunu göstermekte . Ancak B. Çetinor sarayın her odada bulunan klasik ocaklarla ısıtıldığını duvar ve döşeme arasından geçirilen Sıcak Hava ile ısıtma yönteminin (peç) burada uygulanmadığını öne sürmektedir. Buna karşı bazı kaynaklarda taş duvarların içerisinde bulunan boşlukları ve bugün hala görülen duvarlarda bırakılmış kanallardan geçen pişmiş topraktan boruları kanıt göstererek merkezi ısıtma sisteminin kullanılmış olduğunu belirtmektedir.
Sarayda dağlardan getirilip depolanan suları pişmiş Toprak borularla dağıtan bir Su tesisatı da bulunmaktadır.
01 Mart 2010 Saat 21:04 de demişki
glm bır yer daha önce bir çok kez gittim ama hiç içine girmedim ağrı ilinde ve doğubeyazıt ilçesinde herkesin gitmesini isterim ücretsiz ve ……….. gezisinde .
15 Mart 2010 Saat 21:42 de demişki
ağrının tek kralı der ki ağrımıza sahip çıkalım çünkü bizim güzel memleketimizi kızkananlar çok
03 Nisan 2010 Saat 10:28 de demişki
süpermis yha çok güzel bide o harem yokmu koptum yha
04 Nisan 2010 Saat 11:49 de demişki
arkadaşlar bn ishak paşa sarayı ile ilgili broşür hazırlıyorum .Fakat ulaşım için bir telefon numarası gibi bilgi gerekli yardımcı olursanız sevinirim….
29 Nisan 2010 Saat 11:32 de demişki
eşi ve benzeri olmayan bir eser iyiki mezopotamyada böle bir esere sahibiz.
24 Mayıs 2010 Saat 17:03 de demişki
ishak paşa sarayı, bir mimari şaheserdir. yolunuz ağrıya düştüğünde mutlaka görmenizi tavsiye ederim. kalenin karşı yamacında , axmedi xani hazretlerinin türbesi varddır. ALLAH kendisinden razı olsun.
04 Ağustos 2010 Saat 23:37 de demişki
haftasonunu ishakpaşa sarayına giderek değerlendirmek istiyorum ama pazar günleri çalışıyormu öğrenemedim yardımcı olursanız sevinirim:)
27 Ağustos 2010 Saat 00:06 de demişki
çok güle bence
08 Ekim 2010 Saat 15:30 de demişki
ishak paşa sarayı çok güzel bir saray arkadaşlar gitmenizi tavsiye ederim
10 Ekim 2010 Saat 19:56 de demişki
benim topragım çok güzel eşsiz bir şaheser doğrusu
01 Aralık 2010 Saat 19:23 de demişki
gercekten cok güzel gezmenizi tavsıye ederımmmmmmmmmmmmm
07 Aralık 2010 Saat 21:18 de demişki
benimle yaşanan bir öykü
22 Şubat 2011 Saat 23:11 de demişki
ben ishak pasa sarayina gitmedim ama cok yerdir
12 Mayıs 2011 Saat 20:44 de demişki
Yorum yapın