Kuşadası Resimleri ve Tanıtımı

Kuşadası

Kuşadası, Aydın iline bağlı bir ilçedir. İl merkezine 71 kilometre uzaklıkta, Ege Bölgesi’nin denizle buluştuğu kıyı şeridinde yer almaktadır. Kuzeyde Selçuk ve Pamucak, güneyde Milli Park’ın bulunduğu Dilek Yarımadası ile sınırlanan ilçe merkezi, İzmir, Efes, Meryemana, Milet, Didim, Pamukkale, Marmaris, Bodrum gibi önemli turistik merkezlerin odağında bulunmaktadır.

Kuşadası Limanı, Yunanistan’a ait Sisam adasına yakın olması nedeniyle, buraya gelen turistler için Türkiye’nin ikinci önemli deniz kapısıdır. İlçenin Efes’e yakınlığı da dış turizmin gelişmesinde etkili olmuştur. Kuzeyde İzmir’in Selçuk, kuzeydoğuda Germencik, doğu ve güneyde Söke ilçeleriyle çevrilidir. 1954 yılına kadar İzmir ilinin bir ilçesi iken, bu tarihten sonra Aydın iline bağlanmış ve büyük bir gelişim göstermiştir. Yüzölçümü 264 km², nüfusu 50.000 civarındadır.Kuşadası yeniden yeşillendirme kampanyalarına başlamıştır.

 

Tarihçe

 

Kuşadası’nın ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu kesin olarak bilinmemekte ise de, Kuşadası yakınında Yılancı Burnu denilen yerde, Efes’e bağlı Neopolis ismi ile İonlar tarafından kurulduğu sanılmaktadır.

Kuşadası Limanı, 2005Şehir daha önce, Pilavtepe eteklerinde, Andızkulesi denilen yerde kurulmuştur. Bir müddet sonra Bizanslılara ait olan bu kıyılara Venedik ve Cenevizliler, ekonomik bakımdan egemen olmuşlardır. Ulaşım güçlükleri nedeni ile Kuşadası; Andızkulesi mevkiinden alınarak bugünkü yerinde Yeni İskele (Scala Nuova) adı ile kurulmuştur.

Kuşadası’nın adını verdiği Kuşadası Körfezi ve yakın çevresi, sanat ve kültür merkezleri olarak bilinmektedir ve ilk çağlardan beri birçok farklı medeniyeti barındırmışrır. M.Ö. 3000 yıllarında Lelegler, M.Ö. 11.yy’da Aioller, M.Ö. 9.yy’da İonlar bölgede hakim olmuşlardır. Büyük Menderes ve Gediz Irmakları arasında kalan alan, antik çağlarda İonia adını alır. Tüccar ve denizci olan İonlar denizaşırı ticaret sayesinde kısa zamanda zengişleşmişler ve üstün bir politik güce sahip olmuşlardır. Tarihte “İon Kolonileri” adını alan 12 şehir kurmuşlardır.

Kuşadası, antik çağlarda Anadolu’nun Akdeniz’e açılan başlıca limanlarından biri idi. O devirde Neopolis adı ile anılıyordu. M.Ö. 7.yy.da başkentleri Sardes olan Lydialılar yöreye hakim olmuşlardır.

M.Ö. 546′da başlayan Pers hakimiyeti, M.Ö. 334′de Büyük İskender’in tüm Anadolu’yu ele geçirmesine kadar devam eder. Bundan sonra Anadolu’da Yunan medeniyeti ile yerli Anadolu medeniyetinin sentezi olarak yepyeni bir çağ, yepyenibir sanat ve kültür anlayışı hakim olur ve bu çağ “Helenistik Çağ” adı ile anılır. Efes, Milet, Priene ve Didim bu devrin en ünlü şehirleridir.

M.Ö. 2. yy.da Romalılar yöreye egemen oldular. Hristiyanlığın ilk yıllarında, Meryem Ana’nın ve havarilerinden St.Jean’ın Efes’e gelip yerleşmesiyle burası bir dini merkez haline gelir. Miletus da Hristyanlık çağında Piskoposluk merkezidir. Bizans Çağında “Ania” adı ile anılır. Kuşadası, ortaçağda korsanlar tarafından kullanılan bir liman olmuştur. 15.yy.da, Venedikliler ve Cenevizliler zamanında şehir “Scala Nuova” adını alır.

1086′da I. Süleymanşah’ın bölgeyi Selçuk Devleti’ne katmasıyla Türk egemenliği başlar. Bölge, bu devirde kervan yollarının Ege’ye açılan bir ihraç kapısı olmuştur. Ancak Selçuk Devleti’nin egemenliği 1. Haçlı Seferleri nedeniyle kısa sürdü ve yeniden Bizans’ın eline geçti. 1280′lerin sonunda Menteşeoğulları, 1300′lerin başında Aydınoğulları bölgeye hakim olur. 1397-1402 arasında Osmanlıların egemenliğine girdi. 1402-1425 arası yeniden Aydınoğulları’nın eline geçtiyse de 1425′te Osmanlılar bölgeyi kesinlikle ele geçirir.

Kuşadası, 1413 yılında 1.Mehmet (Çelebi) tarafından Osmanlı egemenliğine katılmıştır. Bu tarihten sonra, şehir tamamen Türklerin elinde kalmış ve Türklerin yaptığı eserlerle dolmaya başlamıştır. Bunlardan bugünkü Kervansaray ve Kuşadası’nı çeviren surar, Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır.

Surlarla çevrili şehre o zaman ancak üç kapıdan girilebilmekteydi. Bu kapılardan bir tanesi, Barbaros Hayrettin Paşa Caddesi ile Kahramanlar Caddesini birbirinden ayırmakta ve üst kısmı bugün Şehiriçi Trafik Bölge Amirliği olarak kullanılmaktadır. Diğer kapılar bugün mevcut değildir.

Küçükada, Bizanslılar için önemli bir askeri üs görevini yapan Güvercinada, 1834 yılında büyük bir yenilenme görmüş ve ünlü kalesi yapılmıştır. “Kuşadası” adı bu kaleden gelmektedir.

Kuşadası, Kurtuluş Savaşı’nda 1919-1921 yılları arasında İtalya’nın, onların çekilmesiyle Yunanistan’ın işgaline girdi ve 7 Eylül 1922′de düşman işgalinden kurtuldu.

Kuşadası Resimleri

Nüfus

İlçenin nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre 65765′dir. Bunun 47661’si ilçe merkezinde, 18104′i ise kasaba ve köylerde yaşamaktadır.

İlçe bağlısı olarak merkez hariç olmak üzere ilçe merkezine bağlı; ? belde, ? köy ve ? mahalleden oluşmaktadır.

Kuşadası Çevresi

NEOPOLİS (Yılancı burnu): Güvercinada’nın biraz ilerisinde, denize uzanan ikinci bir yarımada halindedir. Antik Neopolis’in Kuşadası’nda ilk yerleşme yeri olduğu ve İonlar tarafından kurulduğu sanılmaktadır. Görünürde birkaç duvar kalıntısı mevcuttur.

 

PANİONİON: Kuşadası’na bağlı Güzelçamlı sınırları içinde, Davutlar-Güzelçamlı yolu kenarında, yoldan birkaç yüz metre içeridedir. Tarihte İon Konfederasyonuna bağlı 12 İon şehrinin merkezidir. Ayinlerin ve törenlerin yapıldığı yer burasıdır.

 

KALEİÇİ CAMİİ: Çarşı içindedir. 1618 yılında Sadrazam Öküz Mehmet Paşa (ölümü 1619) tarafından yaptırılmıştır. Bu nedenle “Öküz Mehmet Paşa Camii” adı ile de anılmaktadır. 1830 yılında onarılmıştır. Son cemaat yeri ağaçtan yapılmıştır. Tek şerefeli minaresi sağdadır. Caminin giriş kapısının kanatları geometrik geçmeler ve sedef kakmalarla süslenmiştir. Camiyi 12 kenarlı ve 16 pencereli kasnak üzerine bir kubbe örtmektedir.

ÖKÜZ MEHMET PAŞA KERVANSARAYI: Kuşadası İskelesi yakınındadır. 1618 yılında Sadrazam Öküz Mehmet Paşa tarafından yaptırılmıştır. 1966 yılında restore edilmiştir. Deniz ticareti için yaptırılan bir Osmanlı Kalesi olup, yaklaşık 18,50*21,60m. ölçülerindeki avlunun etrafını, iki katlı revaklı bir kapalı mekan çevrelemektedir. Kuzeybatı ve Güneydoğudaki köşelerde, arka taraftan üst kata çıkılan iki merdiven vardır. Kervansarayın girişi kuzeydedir. 2.96m. enindeki mermer kapı boşluğu, basık bir kemerle örülmüştür.

Kapının sadece bir görünümü vardır. Girişin sağ ve sol tarafında birer kemerle orta mekana bağlanan iki bölüm mevcuttur. Soldakinin, arkaya küçük bir kapı ile bağlandığına bakılarak, eşyaların içeri alındığı emanet bölümü olduğu saptanmıştır. Sağdaki girintinin ise Han’ın giriş ve çıkışını sağlayan görevlilerin yeri olduğu düşünülmüştür. Avlunun ortasında kazı ile açığa çıkartılan şadırvan, bugün havuz haline getirilmiştir.

Milli Park: Samsun dağlarının Ege Denizine uzantısı olan Dilek yarımadasındaki ormanlık alan, 1966 yılında Milli Park olarak korunmaya alınmıştır.Milli Park 11.000 hektarlık bir alanı kapsamaktadır ve Kuşadası ilçesinin sınırları içinde ve ilçe merkezinin güneyinde yer alır. İlginç jeolojik ve jeomorfolojik yapısı yanında, Akdeniz bölgesinde ender görülen bir bitki örtüsüne sahiptir. Bu özelliğinden dolayı, botanikçilerce yapılan araştırmalarla bilimsel bir değer kazanmıştır. Milli Parkın sahip olduğu doğal çevre, yakın zamanlara kadar kara yolunun bulunmamasının da katkısıyla, kimi yaban hayvanlarının da korunduğu bir alan olagelmiştir.

Bu arada soyu yeryüzünde hemen – hemen tükenmek üzere olan türlere de rast gelinmektedir. Bunun en tipik örneği Anadolu Parsıdır. Milli Parkta, çok sayıda sürüngen, memeli hayvan ve kuş türü bulunduğu gibi, bu alanın kıyılarında da Akdeniz’e özgü hemen hemen bütün balık çeşitleri ile deniz kaplumbağaları yaşama ve çoğalma olanağı bulmuşlardır.

Akdeniz ülkelerinde korunmaya alınan Akdeniz foku da yörenin tipik hayvanlarındandır. Milli Park alanı içinde bulunan plajlar ve piknik yerleri, ziyaretçiler tarafından Nisan ve Ekim ayları arasında büyük ilgi çekmektedir. Park, ayrıca doğayı sevenler için orman içi patikalarda yürüme ve tırmanma olanakları da sağlamaktadır. Milli Park’ın güney kesimleri Söke ilçesinde kalmaktadır.

» Kuşadası Resimleri için TIKLAYIN

  • Bu yazı toplam 3589 kez okunmuş.
  • Şu anda sizden başka 1 kişi okuyor.
  • Bu yazı bugün 27 kez okunmuş.
  • En son 2008-07-05 23:53:56 tarihinde okunmuş.
  • Bu yazıyla ilgili Cennet Türkiye'de bulunan diğer yazılar

  • Aydın
  • Aydın
  • Aydın Hakkında Bilgiler Gezilecek Yerleri
  • Ege Bölgesi
  • Karting Nedir? Türkiye’de nerelerde yapılır?
  • İzmir
  • Selçuk-Efes

  • 

    7 Yorum

    iğrenç

    sadece resimler biraz güzel

    derya
    31 Ağustos 2007 Saat 15:56 de demişki

    iğrenç derken neyi kasdettiniz acaba.

    tanıtım mı? üslup mu? tema mı? Yoksa Kuşadası mı?

    admin
    31 Ağustos 2007 Saat 16:53 de demişki

    arkadaşım derya nesi iğrenç konya gibi her yer ova değil deniz,manzara batı nın en güzel bölgesi ege bölgesi

    ferdi
    05 Eylül 2007 Saat 14:18 de demişki

    derya bunun nesi irenç.ben kuşadas doğumlu ayrıca kuşadasında oturuyorum.buraları gelip gezmediğin için konuşma çok güzel biyer.arkadaşlar burayı gelip görmeniz gerekir,özellikle yazın burası spr oluyo,kışında çok güzel.

    gülra gizem
    05 Kasım 2007 Saat 18:15 de demişki

    evet kuşadası cennet belki türkiyede nadir bulunacak yer .çünkü limanı ve tarih yönüyle önemli. fakat yöneticilerimiz sağolsun kuşadasını berbat etmek ve yok etmek için okadar çok çalışıyorlar ki anlatılamaz.yaz başı toplantılar kuşadası geleceği ile ilgili söylevler tabii kendi aralarında olmak şartıyla bütün herşey yemek masasında kalarak biter.yaz geldi yollarımız berbat asvaltlama yok sokak araları berbat kuşadası giriş çıkış noktaları pislik temizlenmemiş otlar boyasız kaldırım kenarları yol kenarlarında inşaat molozları daha içeri girerken bakımsız yer imajı vermekte şehir içi bir faciya yanlız geç başlasada çarşı içi güzel oldu .gelelim dolmuşlara arka arkaya gelen yol içinde yolcu almaya çalışmaları taksilerin durak hariçi bekleyip korsan yapmaları dernek başkanlarının aman oy kaybederim korkusu kuşadası için çalışma değil kendi çıkarları daha önemli geliyor herhalde. ayrıca yollada turistlere parfüm mendil lokanta kart visitleri vermek acente önlerinde turisti öpmek gibi düzensiz bir iş anlayışı almış başını gidiyor . kuşadası lafta kalmayacak ufak çalışmalar yapılsa diger şehirlerimizi gidip analiz etseler mesela manisa marmaris bodrum tertemiz bakımlı yerleri örnek alsalar bize yeter.birde mavi bayrak deniyor şaşıyorum denizin içindeki boru su yüzünde pislikler fışkırıyor iki aydır üzerinde çalışma var deniyor içbir şey görünmüyor. günah bu kuşadasına lütfen çalışın aldığınız oyları paraları hakedinki insanlar arayış içinde olmasın. işte bu yüzden kuşadası iğrenç geliyor yaparız ederiz değil yap ki teşekür edelim sayın yöneticiler. kuşadası öyle ğüzel ki her konuma elverişliki anlatılamaz.kışın dahi istense turist konaklama yaptırılır.nasılmı ilk önce golf sahasıyapılacak sonra büyük oteller normal ölcülerde top sahaları at koşu alanı kafelerle beraber olacak tatil köylerini çoğaltacaksın avcılıga önem vereceksin bak bakalım kuşadası cennet oluyormu olmuyormu .bunların hepsini başkanımız kaymakamımız dernek başkanlarımız çok iyi bildiğini biliyorum.bence aman bana kimse dokanmasın kimsenin rahatını bozmayalım böyle gelmiş düzen böyle gitsin nasıl olsa bahane hazır engin bey çarpık yapılaşmayı vermiş heryer bina olmuş plajlar mafyaya verilmiş encümen kararı çıkmış birşey yapamayız deyip sıyrılmak kolay önemli olan sizin şu anda yapacaklarınız.lütfen kuşadası igrenç dedirtmeyelim hep beraberce el birliğince oy uğruna değil kuşadası için çalışalım.

    yılmaz
    14 Mayıs 2008 Saat 21:20 de demişki

    kuş adasına daha nce gittim çok güzel çok temiz bir yer nefis sizede tavsiye ederim gidi n :) :)

    merve
    13 Haziran 2008 Saat 18:07 de demişki

    ayyy ben orda oturuyorum valla çok güzel bir yer heee ben varya dünya 3.süyüm kim benle yarışırr!!!!!!

    cankader
    20 Haziran 2008 Saat 12:42 de demişki

    Yorum yapın

    İsim (gerekli)

    E-posta (yayınlanmayacak) (gerekli)

    Site