Cennet Mağarası
Silifke’nin kuzeydoğusundaki eski Narlıkuyu Köyü’nün 3 km kuzeyindedir. Cennet – Cehennem ve Dilek mağaraları. Cennet ve Cehennem Mağaraları, 75 m arayla bir birlerine çok yakındırlar… Hemen Cennet Mağarasının 300 m batısında ise Dilek Mağarası yer alır.
Miyosen kalkerleri içinde yer alan bu obruk oluşumlar, yer altı sularının alttan yaptığı aşındırmaya bağlı olarak tavan çökmesi sonucu meydana geldiği sanılıyor. Elips biçimli obruklardan Cennet Mağarası adıyla anılanı 275 x 125 m, Cehennem Mağarası olarak bilineni ise 50 x 75 m boyutlarındadır.
Ağzı denizden 150 m yüksekte olan Cennet Mağarası’nın derinliği 135 m’dir. Roma dönemine tarihlenen merdivenli bir patika ile içine kolayca inilmektedir. Batı ucundaki büyük moloz yığını üzerinde küçük bir Bizans kilisesi vardır. Bu noktadan yine batıya doğru yeni bir mağara başlamaktadır. Bu mağaranın 45 m kadar içerlerinde de 12. yy’a tarihlenen küçük bir yer altı kilisesi vardır.
İzmir İli Selçuk İlçesi sınırları içindeki antik Efes kenti’nin ilk kuruluşu M.Ö. 6000 yıllarına, Neolitik Dönem olarak adlandırılan Cilalı Taş Devri’ne kadar inmektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalar ve kazılarda Efes çevresindeki höyükler (tarih öncesi tepe yerleşimleri) ve kalenin bulunduğu Ayasuluk Tepesi’nde Tunç çağları ve Hittitler’e ait yerleşimler saptanmıştır. Hititler Dönemi’nde kentin adı Apasas’tır. M.Ö. 1050 yıllarında Yunanistan’dan gelen göçmenlerin de yaşamaya başladığı liman kenti Efes, M.Ö. 560 yılında Artemis Tapınağı çevresine taşınmıştır. Bugün gezilen Efes ise, Büyük İskender’in generallerinden Lysimakhos tarafından M.Ö. 300 yıllarında kurulmuştur. Hellenistik ve Roma çağlarında en görkemli dönemlerini yaşayan Efes, Asya eyaletinin başkenti ve en büyük liman kenti olarak 200.000 kişilik nüfusa sahipti. Efes, Bizans Çağında tekrar yer değiştirmiş ve ilk kez kurulduğu Selçuk’taki Ayasuluk Tepesi’ne gelmiştir. 1330 yılında Türkler tarafından alınan ve Aydınoğulları’nın merkezi olan Ayasuluk, 16.Yüzyıl’dan itibaren giderek küçülmeye başlamış, 1923 yılında Cumhuriyetimizin kuruluşundan sonra Selçuk adını almış ve bugün 30.000 kişilik nüfusa sahip turistik bir yerdir.



