EDİRNE
Edirne Çardakaltı yöresinde yapılan arkeolojik kazılar bölgede ilk yerleşimin MV. 3-4 bin yıllarına kadar uzandığını gösteriyor.
Roma döneminde yapılıp, Bizans döneminde onarılan sur ve Saat Kulesi’nden başka o dönemlerden kalan eser yoktur.
Ancak Osmanlı döneminin çok sayıda büyük eseri Edirne’dedir.
Edirne bir dönem Osmanlı’ya başkentlik etmiş, nüfusu 350,000’e ulaşmış ve Avrupa’nın 4. büyük kenti olmuştur. Sadece camilerin sayısının sekseni bulduğunu söylemek bu konuda yeterli fikir verebilir.
Edirne giderek önemini kaybetmiş, nüfus 1915’te 135,000’e kadar düşmüş önce Rus, ardından Bulgar ve Yunan işgali altında kalmış ve nihayet işgal 1922’de sona ermiştir.
Osmanlı’nın kenti almasından sonra müslümanlığı kabul etmeyenlerin oturmayı sürdürdüğü kaleiçi eski yapılarıyla kentin tarihi çekirdeğini oluşturmaktadır. Devamı…
Bir zamanlar 40 ailelik bir aşiret tarafından kurulan bugünkü Şirince’nin ilk adı “Kırkınca”, ikinci adı ise “Çirkince” imiş. Böylesi güzel ve şirin bir köye bu adı yakıştıramayan dönemin İzmir Valisi Kazım Divrik Paşa, köyü ziyareti sırasında bugün de anılan “Şirince” adını koymuş. Tarih kitaplarına göre İsa’dan önce 5. yüzyıla kadar uzanan ünlü Ortodoks köyünden, günümüze gelen iki kilise bulunuyor Şirince’de. Selçuk müzesi önderliğinde, Amerikan Enstitüsü yardımlarıyla Aziz Yohannes Kilisesi restore edilip ziyarete açılmış. İkinci kilise ise kaderine bırakılmış olan ahşap ağırlıklı, kireç-saman karışımı sıvaları ve boyaları dökük yapı; hava koşulları ve özellikle yağışlar nedeniyle harap olmuş, ahşap tonozlu kilise. Köyün giriş kısmında sağ taraftaki tepede yer alan kilise, kitabesi olmadığı için eski adı bilinmiyor. Tonozlu ahşap çatıyı taşıyan yan duvarlar kalın ve sekiz pencereli. Pencerelerin her birinin üzerindeki panolarda 12 havarinin resimleri bulunurken, günümüzde sadece Andreas ve Markos’un adları ve resimleri kalabilmiş. Kilise tabanı mermer ve taş döşeli olup, bazı parçaların Selçuk’ta ki İsabey Camii ve St.Jean Bazilikasından getirildiği sanılıyor. 



