Gökçeada denince aklınıza sadece deniz, güneş kumsallar ve gece yaşamı olan bir yer gelmesin, aynı zamanda dünyanın en bol oksijenli bölgesi, farklı kültür ve dinlerin buluştuğu, mitolojide ve destanlarda oldukça işlenen, dünyanın en eski medeniyetlerinin barındığı bir yerdir.
Kısa bir gemi yolculuğundan sonra Kuzulimanı’na ulaştığınızda karşınıza çorak topraklar çıktığında (Gökçeada’nın eski adı İmroz’dur ve ”çorak topraklarda bereket tanrısı” anlamına gelmektedir.) genelde Ada’ya ilk gelenler hayal kırıklığına uğrar ama unutmayın ki bir ada uzun süre ayakta kalabilmesi için asıl yerleşimi, güzellikleri ve gizemi içerlerde saklamıştır.
Gökçeada pansiyonlar, moteller, oteller ve apartlar yaygınlaşmakta ve zaman içinde kalitelerini arttırmaktadırlar. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin durumları düzeldikçe, tesisler daha da güzelleşmektedir. Devamı…
Zengin doğal kaynaklarına sahip olan Türkiye su sporları (rafting, kano ve nehir kayağı) için ziyaretçilerine önemli bir akarsu turizmi potansiyeli sunmaktadır. Ülkemizdeki tarihi, arkeolojik, kültürel ve otantik değerlerine entegre olan akarsu turizmi, çevrenin ve diğer turizm çeşitleriyle bir bütün oluşturmaktadır. Türkiye’de irili ufaklı yüzlerce akarsu bulunmakta olup, bir çoğu akarsu sporlarına elverişli yapıdadır. Yeryüzünün en hızlı akan nehirlerinden biri olarak ün yapan Çoruh nehri dünyaca tanınmakta olup, 1993 yılında 28 ülkeden 300 sporcu, bilim adamı ve basın mensubunun katıldığı 4. Dünya Akarsu Şampiyonasına ev sahipliği yapmıştır.



