ALTINOLUK-GÜRE-AKÇAY-EDREMİT-KALKIM
ALTINOLUK
Bölgenin en gözde tatil yöresi Edremit’e 25 km uzaklıktaki Altınoluk.
Altınoluk orta halli aileler için tercih edilen yazlık tatil yerlerinin başında geliyor. Büyük çarşısı, cafe-bar ve çay bahçeleri akşam yemek sonrası şenlenirken “piyasa vakti” gecenin geç saatlerine kadar devam ediyor. Piyasa gezintisi Altınoluk Meydanındaki dondurmacı Vardar’ın önünden sahil boyu ve Mendirek sonuna dek sürüyor.
Plajlar ise hem ücretsiz hem de güzel. Sezon sonu Eylül ayında uyuyan deniz, dipte gazete okuyacak kadar berraklaşıyor.
Denizi, sahili yanında İda (Kaz) Dağı’na doğru yayılan güzel köyleri ve asıl da bol oksijenli havası ile ünlüdür Altınoluk. Yöre insanlarının “oksijen cenneti” diye adlandırdıkları Çam Mahallesi (Altınoluk’tan 2 km yukarıda) büyük kentlerden kaçan, özellikle solunum rahatsızlığı çeken insanların en çok tercih ettikleri yerler arasında ön sırada.
Düzlükteki yerleşimden İda Dağı’na doğru yükseldikçe eteklerde zeytin, daha sonra çam ağaçları bu efsanevi dağın yamaçlarını sarıyor.
İda Dağı üzerine çok efsane var. Hepsini buraya sığdırmamız olanaksız. Mitolojinin ya da daha sonrasının efsanelerini dinlemekten hoşlanıyorsanız İda Köy Çiftlik Evi’nde (Tel: 0.266.387 34 02) konaklayıp akşam sohbetlerine katılabilirsiniz. İskender bey ve eşi Sema Hanım dağa çeşitli parkurlardan yürüyüşler de düzenliyorlar. Onların konuğu olmasanız da bu gezilere katılabilirsiniz. Ya da bilgi almak için çekinmeden başvurabilirsiniz, yardımcı olurlar.
İda dağına gecelemeli yürüyüş için iki güzergah var. Daha kısa olanı 17 km. ve altı saat kadar sürüyor. Daha az eğimli traktör yolundan çıkış 10 km. daha fazla ve 8 saat sürüyor. Konaklamalı yürüyüş için malzeme gerekiyor. Yürüyüşte Sarıkız ve babasının türbeleri, Kaz Avlusu antik duvar kalıntıları ve çeşmeler görülüyor. Devamı…
Bir zamanlar 40 ailelik bir aşiret tarafından kurulan bugünkü Şirince’nin ilk adı “Kırkınca”, ikinci adı ise “Çirkince” imiş. Böylesi güzel ve şirin bir köye bu adı yakıştıramayan dönemin İzmir Valisi Kazım Divrik Paşa, köyü ziyareti sırasında bugün de anılan “Şirince” adını koymuş. Tarih kitaplarına göre İsa’dan önce 5. yüzyıla kadar uzanan ünlü Ortodoks köyünden, günümüze gelen iki kilise bulunuyor Şirince’de. Selçuk müzesi önderliğinde, Amerikan Enstitüsü yardımlarıyla Aziz Yohannes Kilisesi restore edilip ziyarete açılmış. İkinci kilise ise kaderine bırakılmış olan ahşap ağırlıklı, kireç-saman karışımı sıvaları ve boyaları dökük yapı; hava koşulları ve özellikle yağışlar nedeniyle harap olmuş, ahşap tonozlu kilise. Köyün giriş kısmında sağ taraftaki tepede yer alan kilise, kitabesi olmadığı için eski adı bilinmiyor. Tonozlu ahşap çatıyı taşıyan yan duvarlar kalın ve sekiz pencereli. Pencerelerin her birinin üzerindeki panolarda 12 havarinin resimleri bulunurken, günümüzde sadece Andreas ve Markos’un adları ve resimleri kalabilmiş. Kilise tabanı mermer ve taş döşeli olup, bazı parçaların Selçuk’ta ki İsabey Camii ve St.Jean Bazilikasından getirildiği sanılıyor. 



