Tarihi ve kentleriyle karpatlar

Etiketler : konaktan gümüldüre gidiş, konya ılgın tren gidiş saatleri, izmir gümüldür özdereye nası gidilir, romanya izmir arası kaç kilometre, hüseyinoğulları çadır, gümüldüre izmirden gidiş otobüs, izmir gümldür, izmir özdere hüseyinoğulları, bursadan izmir özdereye nasıl gidilir, türkiyeden bükreşe kaç km,

Romanya’nın sırlarına, dağlarına ve insanlarına ulaşmanın en güzel yollarından biri de ülkeyi trenle dolaşmak. Bükreş’ten hareket eden trene atlayıp bir haftada tarihin içine sihirli bir yolculuğa çıkabilirsiniz
Trenle yapacağınız Romanya seyahati boyunca gözleriniz yeşilin renginde boğulurken, Ortaçağ kentlerinden geçişin sarhoşluğunda bir yudum gözyaşını da cebinize atabilirsiniz. Gezmek; keşfetmek ve bir gün döneceğiniz yeri bilmekse, Romanya bu anlamda iyi bir seçim olabilir. Anlatacaklarımız dinleri, dilleri ve tarihiyle çeşitlilik sergileyen bu güzel ülkenin sırtında aldığımız bir haftanın öyküsüdür:

YEDİ SAATTE CLUJ
Bükreş’e gelişinizin şekli ne olursa olsun, Gare de Nord’dan hareketle Romanya tren hattını kullanarak kuzeyin, Romanya’ya ait olduğu kadar Macar etkisi taşıyan güzel kenti Cluj’a ulaşabilirsiniz. Yaklaşık yedi saat süren yolculuğun sonunda bir dönem Transilvanya’nın başkenti olan bu şehir, tarihi yapısıyla sizi selamlıyor. Piata Devamı…

kaplıcalar diyarı ILGIN

Etiketler : kaplıca redsimleri, konya ırmak truzim, safranbolu evliya mezarligi resmi, turizm ile ilgili yazılar, ırmak turizm, çelebikent konutları konya, konya sedirler mallesi krokisi, kuran kursu isimleri, kaplıcalarımız, hz ali dagdaki resim,

Ilgın Kaplıcası :
Ilgın kaplıcaları çok eski zamandan beri tanınmıştır. Romalılar ve daha sonra da Bizanslılar zamanında kaynaklar üzerinde hamamlar yapılmış olduğu gibi Selçuklular zamanında baş şehir Konya’nın değerli bir su şifa kaynağı olmuştur. Selçuklu Sultanları’ndan Alaaddin Keykubat harap olan Bizans hamamları yerine 1236 yılında ilk Türk hamamını Ilgın’da yaptırmıştır. Sonradan bu hamam Selçuklu Sultanları’ndan 2. Kıyaseddin Keyhüsrev zamanında çok hayırlı hizmetlerde bulunan Selçuklu vezirleri Sahipataoğullarından Hüseyinoğlu Ali tarafından tamir edilmiştir. Daha sonra 1267 yılında Selçuklu veziri Sahipata Fahrettin Ali tarafından yeniden inşa edilmiştir. Mimarı Taluya (Kelu)’ dur. Böylece Ilgın kaplıcalarının şimdiki ayakta duran eski eserler bölümü tamamlanmıştır. Ilgın Kaplıcaları Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar zamanında Türk halkının Sultanlarının mürşidlerinin şifa bulduğu yerdir.
Gönüller Sultanı Hz. Mevlana’nın kaplıcalarda banyo aldığı, Mesnevisi’nin büyük bir kısmını burada yazdığı söylenir. Meşhur Seyyahımız Evliya Çelebi de çok etkilendiği kaplıcalardan seyahatnamesinde bahsetmeden geçememiştir. Devamı…

Kapadokya

Etiketler : ığdırlı turizim foto, YURDUMUZUN GÜZELLİKLERİNİ ANLATAN AFİŞ, ankaradan nevşehir nasıl gidilir, tarihi ve doğal yerlerle ilgili çok kısa yazı, adanadan kırşehire giden otobüs firmaları, türkiye haritası peri bacaları nerede ?, FETHİYEYİ TANITAN BİR YAZI, türkiyede en çok turiz alan yerler, türkiye marmaris nereye yakin, marmara karadeniz sahili,

Kapadokya Genel Tarihçe
Erozyonun oluşturduğu Peri Bacaları ve inanılmaz görüntülerle herkesi şaşırtan vadileri, insanların inanç uğruna oyarak inşa ettikleri ve günümüze kadar canlılığını koruyabilmiş freskleriyle kaya kiliseleri, canlarını kurtarabilmek amacıyla yerin metrelerce altını -kimi zaman sekiz kat- oyarak yeraltı yerleşim yerleri bugünkü Kapadokya’yı meydana getirir. İnsan ve doğa el ele vermiş ve dünyanın harikalarından birini ortaya çıkarmıştır. Roma İmparatorluğu döneminde yaşamış olan Strabon, Geographika adıyla yazmış olduğu kitabında Kapadokya’yı, doğuda Malatya, batıda Aksaray, güneyde Toros Dağları ve kuzeyde Doğu Karadeniz’e kadar uzanan b ir bölge olarak sınırlandırır. Bugün ise Kapadokya eşittir peribacaları, kaya kiliseleri, yeraltı şehirleri olduğu için bugünkü Kapadokya, bu oluşumların en yoğun olduğu Avanos, Ürgüp, Uçhisar, Göreme, Ortahisar, Gülşehir, Derinkuyu ile Aksaray yakınındaki Ihlara vadisi akla gelmektedir. Kapadokya bölgesinin jeolojik oluşumu Erciyes, Hasan, Melendiz, Göllüdağ ile daha birçok küçük volkanik dağların, Üst Miyosen çağda patlamaları ile başlamıştır. Bölgeye yayılan lavlar, göller, akarsular üzerinde 100-150 metreyi bulan değişik sertlikte tüf tabakasından oluşan yüksek bir plato meydana getirmişlerdir. Devamı…