Ilgın Kaplıcası :
Ilgın kaplıcaları çok eski zamandan beri tanınmıştır. Romalılar ve daha sonra da Bizanslılar zamanında kaynaklar üzerinde hamamlar yapılmış olduğu gibi Selçuklular zamanında baş şehir Konya’nın değerli bir su şifa kaynağı olmuştur. Selçuklu Sultanları’ndan Alaaddin Keykubat harap olan Bizans hamamları yerine 1236 yılında ilk Türk hamamını Ilgın’da yaptırmıştır. Sonradan bu hamam Selçuklu Sultanları’ndan 2. Kıyaseddin Keyhüsrev zamanında çok hayırlı hizmetlerde bulunan Selçuklu vezirleri Sahipataoğullarından Hüseyinoğlu Ali tarafından tamir edilmiştir. Daha sonra 1267 yılında Selçuklu veziri Sahipata Fahrettin Ali tarafından yeniden inşa edilmiştir. Mimarı Taluya (Kelu)’ dur. Böylece Ilgın kaplıcalarının şimdiki ayakta duran eski eserler bölümü tamamlanmıştır. Ilgın Kaplıcaları Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar zamanında Türk halkının Sultanlarının mürşidlerinin şifa bulduğu yerdir.
Gönüller Sultanı Hz. Mevlana’nın kaplıcalarda banyo aldığı, Mesnevisi’nin büyük bir kısmını burada yazdığı söylenir. Meşhur Seyyahımız Evliya Çelebi de çok etkilendiği kaplıcalardan seyahatnamesinde bahsetmeden geçememiştir. Devamı…

Yaban hayvanlarını, zengin bitki örtüsünü, ormanlarını, Munzur dağlarını, Munzur vadilerini, Munzur akarsu ve göllerini, şelalelerini, ziyaret yerlerini, çiçek çeşitlerini görmek ister misiniz?..
İnsanı büyüleyen vahşi doğanın tüm güzelliklerini yaşayacaksınız .Haftanın her gününü turlar ve spor aktiviteleriyle dolu dolu geçireceksiniz.
Katılabileceğiniz Aktiviteler
Rafting : Suların coşkun aktığı yerde heyecan ve macera dolu bir yolculuk.
Yamaç Paraşütü : 100 metreden 3000 metreye kadar olan yüksekliklerden uçuş. Devamı…
Çoruh Nehri: Dünyada rafting için uygun olan ilk on nehir arasına girmektedir. Çoruhun bu standartlar arasına girmesinin en büyük nedeni, kaynağından (3.500m.) Karadenize dökülünceye (0m.) kadar kat ettiği 350 km.lik mesafede yatar. Muhteşem kanyonlar, billur gibi akan dereler, pirinç tarlaları, verimli meyve bahçeler, kahverengi ayılar, tarihi Gürcü kilise ve kaleler, karla kaplı zirveler, yatağında akarken oluşturduğu çavlanlar, ivintiler, devinimler, şarlaklar ve kanımızda hissettirdiği adrenalini ile tulum sesleri eşliğinde horon tepenler burada birbirine karışır. Bölge turizm açısından az gelişmiş olmasına rağmen sıcakkanlı misafirperver yöre halkı turumuza ayrı bir renk katmaktadır. Uzun nehir gezilerinin bir çoğunda olduğu gibi geceleri kamp yapmak bir tutku haline gelecek. Bir gün Doğu Karadeniz dağlarındaki geçitlerin izin verdiği oranda trekking yaparak Gürcü rahiplerin neden 1.800m. lerde yaşadıklarını keşfedeceğiz. Sizler için unutamayacağınız bir tecrübe olacak. Devamı…




