Seferihisar’dan Gümüldür’e doğru yola çıkıldığında Değirmendere’de Örenşehir köyünde antik Kolophon kenti kalıntıları ilk durak olmalı. Kolophon MÖ. 8. ve 7. yy’da İonia’nın en zengin kentlerinden biriydi. Verimli toprakları, denizcilikteki ustalıkları yanında lüks yaşamaya meraklıları ile de ünlüydüler Kolophonlular. Kazılar mimari açıdan önemli buluntular ortaya çıkardı. Fakat kalıntılar çok belirsiz olduğundan amatör gezginlere pek bir şey söylemiyor. Bakıp bakıp da “Mimari açıdan önemli buluntular ne ola ki?” diye sorabilirsiniz. Doğanbey köyü yakınlarında (Seferihisar’a 15 km.) diğer İonia kenti Lebedos yer alıyor.
Meraklıları için Seferihisar’dan 13 km. sonra sola ayrılan ve tepeler üzerinden Cumaovası’na ulaşan ara yolun üzerinde Cumalı Ilıcıları bulunduğunu belirtelim. Çok basit tesislerin bulunduğu ılıcalar çok eski tarihlerden beri bölge halkı tarafından kullanılıyor.
Gümüldür ve Özdere hattı yeni gelişen turizm bölgesi. Bu bölge İzmir çevresinin en iyi satsuma mandalinlerini yetiştirir. Turizmin gelişmesi ve yazlık ev merakı sahile yakın yerlerdeki mandalinlikleri hep arsa haline getirdi. Mandalinler iç taraflarda kaldı. Devamı…
Bir zamanlar 40 ailelik bir aşiret tarafından kurulan bugünkü Şirince’nin ilk adı “Kırkınca”, ikinci adı ise “Çirkince” imiş. Böylesi güzel ve şirin bir köye bu adı yakıştıramayan dönemin İzmir Valisi Kazım Divrik Paşa, köyü ziyareti sırasında bugün de anılan “Şirince” adını koymuş. Tarih kitaplarına göre İsa’dan önce 5. yüzyıla kadar uzanan ünlü Ortodoks köyünden, günümüze gelen iki kilise bulunuyor Şirince’de. Selçuk müzesi önderliğinde, Amerikan Enstitüsü yardımlarıyla Aziz Yohannes Kilisesi restore edilip ziyarete açılmış. İkinci kilise ise kaderine bırakılmış olan ahşap ağırlıklı, kireç-saman karışımı sıvaları ve boyaları dökük yapı; hava koşulları ve özellikle yağışlar nedeniyle harap olmuş, ahşap tonozlu kilise. Köyün giriş kısmında sağ taraftaki tepede yer alan kilise, kitabesi olmadığı için eski adı bilinmiyor. Tonozlu ahşap çatıyı taşıyan yan duvarlar kalın ve sekiz pencereli. Pencerelerin her birinin üzerindeki panolarda 12 havarinin resimleri bulunurken, günümüzde sadece Andreas ve Markos’un adları ve resimleri kalabilmiş. Kilise tabanı mermer ve taş döşeli olup, bazı parçaların Selçuk’ta ki İsabey Camii ve St.Jean Bazilikasından getirildiği sanılıyor. 



