Bulutların gölgesinde yeryüzünün doğal güzelliklerinden payını düşeni fazlasıyla alan Pamukkale, doğal kaynaklar açısından da çok şanslı bir coğrafyada yer alıyor. Pamukkale, her geçen gün daha fazla ilgi gören ve umut bağlanan termal turizm merkezleri açısından çok zengin kaynaklara sahip Denizli’ye 17-18 kilometre uzaklıkta bulunan Pamukkale’yi iki ayrı açıdan gezmek lazım. İlki, o meşhur, herkesin bildiği travertenlerin Pamukkale’si, diğeri antik Hierapolis kenti. Bu iki kesim içiçe geçmiş olarak varlığını sürdürüyor.
Yakın bir zaman öncesine kadar, travertenlerin olduğu bölge otel ve motellerle doluydu. Bu binalar bir süre önce biri hariç yıktırılmış, çevre oldukça temizlenmiş. Ama yine de o bembeyaz travertenler eski havasında değil. Travertenlerin oluşumunu sağlayan kireçli kaynak suyunun yetersizliği nedeni ile Pamukkale yirmi kadar bölgeye ayrılmış, her gün belirlenen birkaç bölgeye su verilebiliyor.
Korikos sahil kalesinin 200 m. açığındaki küçük adacık üzerindeki kaleye “Kızkalesi” denir. Büyük bölümü ayakta olan Kızkalesi’nin kuzey ve güney uçları sekiz kuleyle korunmuştur. Kalenin dış çevre uzunluğu 192 m.dir. Kızkalesi ile sahildeki kale denizden bir yolla bağlanmış, denizden gelecek saldırılara karşı önlem alınmıştı.Karamanoğlu İbrahim Bey tarafından 1448 yılında onarılan Kızkalesi bugün İçel turizminin sembolü haline gelmiştir.



