->

Almanya’nın güneyinde yer alan 355 kilometrelik ‘Romantik Yol’, masalsı şatoların, Ortaçağ kentlerinin ve üzüm bağlarının arasından geçip giderken doyumsuz tatlar sunuyor. ‘Romantik Yol’, 1948 yılında savaş sonrası oluşan Almanya imajını silmek ve ülkenin yumuşak yüzünü öne çıkarmak için birkaç kişinin çabasıyla ortaya çıkarılmış. İlhamını doğadan ve dingin kır manzaralarından alan 18’inci yüzyılın sanat akımı ‘Romantizm’ bu yolun adının kaynağı. Devrin ressam ve şairlerinin ilham perilerini gizleyen tarihi kaleler, şatolar ve Ortaçağ kasabalarının yanı sıra yemyeşil vadiler, dingin göller ve sisli Alpler de bu romantik yolun durakları arasında.
Münih yakınlarında, Bavyera Alpleri’nin eteklerinde yer alan Füssen ile, Frankfurt yakınlarındaki şarap kenti Würzburg arasında uzanan yol yılda 5 milyon turisti kendine çekiyor.
İlk durak Füssen, Alpler’in kapısı olarak anılıyor. Heybetli Alp Dağları’nın eteklerindeki kasaba ‘Romantik Yol’un en etkileyici şatolarını da içeriyor. Yaradılış olarak sanata özellikle de müziğe olan düşkünlüğüyle bilinen Bavyera Kralı II.Ludwig’in politik entrikalardan kaçmak ve hayalindeki hayatı yaşamak için yaptırdığı Neuschwanstein Şatosu, Alpler’in eteklerindeki konumuyla son derece etkileyici görünüyor. Sisli günlerde gerçeküstü görüntüsü daha da belirginleşen şatonun iç mekanları ise film platosu gibi. Özellikle kralın çok sevdiği Wagner’i dinlemek için tasarlattığı ‘Şarkıcılar Salonu’ büyüleyici. Ekonomik olarak kralın iflasına neden olan şatoda, II. Ludwig ancak 170 gün yaşayabilmiş ve Wagner’i de hiçbir zaman dinleyememiş.
Derli toplu şirin bir kasaba olan Füssen’de ayrıca 15. yüzyılda yapılan ve piskoposların yazlık ikametgahı olarak kullanılan saray yavrusu Hohe Schloss’u görebilirsiniz. Yapının iç avlusundaki duvarları süsleyen pencereler, cumbalar ve bunların üçgen çatıları gerçek gibi görünse de aslında üç boyutlu boyamanın benzersiz örnekleri.
Füssen’den kuzeye doğru devam eden ‘Romantik Yol’un bir sonraki durağı, adını kurucusu Roma İmparatoru Augustus’tan alan Augsburg. İki bin yıllık geçmişiyle Almanya’nın en eski kentlerinden biri olan Augsburg aynı zamanda Bertolt Brecht’in doğum yeri. İtalya’nın kuzeyini Avrupa’nın merkezine bağlayan tarihi Roma Yolu’nun uzantısı olan Maximilianstrasse Augsburg’un en önemli bulvarı. Rönesans dönemi mimari akımlarıyla şekillenen yapıları ve gösterişli çeşmeleriyle zarafetle uzanan bulvar, kentin güçlü geçmişini yansıtıyor.
‘Romantik Yol’ üzerinde bulunan ve etrafı Ortaçağ’dan kalma surlarla çevrili kasabaların en özel örneklerinden Nördlingen, Dinkelsbühl ve Rothenburg birbirine çok yakın olarak art arda sıralanıyorlar. Her üç kenti de etraflarını çeviren surların üzerinde yapılan yürüyüşle görebilmek mümkün oluyor. Nördlingen 15 milyon yıl önce bölgeye düşen bir meteorun oluşturduğu krater üzerine kurulmuş. Dinkelsbühl, 16 kuleli şehir surları, dik çatılı rengarenk evleri, 15. yüzyıla tarihlenen St.George Kilisesi ve taş döşeli sokaklarıyla tam bir Ortaçağ kasabası. Rothenburg, ‘Romantik Yol’un en popüler kenti. Japon ve Amerikalı turistler başta olmak üzere yılda yaklaşık 2.5 milyon kişi tarafından ziyaret ediliyor. Kale kentlerin bu üç güzel örneği insana masalsı bir ortam sunarak rotanın adına yakıştırılan romantizmin hakkını fazlasıyla veriyor.
İçinde doğanın ve insanın yarattığı her güzellik olur da, böylesi keyifli bir rotada kaplıca olmaz mı? İşte güzergahın kaplıca merkezi Bad Mergentheim. Almanya’nın en önemli kaplıca merkezlerinden olan kasaba, muhteşem parklarıyla da dikkat çekiyor. Dış dünyadan yalıtılmış yemyeşil parklarda Fransız, İngiliz ve Japon bahçeleri de var. Üstelik bu parklarda çiçek koparmak ve çimlere basmak da kesinlikle yasak değil. Beethoven bu kasabada 6 ay kadar kalmış. Ancak buranın en önemli konukları Türkler olmuş. 1684’te Viyana Kuşatması sırasında esir alınan Türk askerleri savaş esiri olarak buraya getirilmiş. Savaş bittiğinde gitmelerine izin verilmesine rağmen birçoğu Almanlarla evlenerek burada kalmış. O günlerde yaşadıkları mahalle şimdilerde ‘Turkish Gasse’ olarak anılıyor.
Bad Mergentheim’ın hemen yanındaki Weikersheim kasabası, şarap bağlarının yoğun olduğu Main nehri havzasının başlangıç noktasında. Kasabanın en önemli mekanı, 16’ncı yüzyılda Hohenlohe kontlarına evsahipliği yapan saray. Özellikle Fransız tarzı Barok stildeki bahçesi ve görkemli tavanının yanı sıra av resimleriyle dikkat çeken sarayın balo salonu görülmeye değer.
‘Romantik Yol’un son durağı, bu rotaya lezzetli şarapları ve saraylarıyla değer katan Würzburg. Unesco Dünya Mirası Listesi’nde yer alan 18. yüzyıla tarihlenen barok stildeki Residenz Sarayı kentin gözbebeği. Würzburg piskopolarının zenginliklerini ele güne göstermek için inşa ettirdiği saray 2. Dünya Savaşı’nda önemli ölçüde hasar görmesine rağmen muhteşem bir restorasyonun ardından adeta küllerinden yeniden doğmuş. Kapladığı 600 metrekarelik alanla dünyanın en büyük tavan freski burada. Tavana, o dönemlerde bilinen Amerika, Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının insanları, hayvanları ve doğası resmedilmiş.
Main Nehri üzerinde bulunan, heykellerle süslenmiş tarihi taş köprünün bir tarafında Gotik kuleler şehrin siluetini oluştururken, diğer tarafında bir tepe üzerine kurulmuş üzüm bağlarıyla çevrili Marienberg Kalesi tüm ihtişamıyla şehre bakıyor. O dönemlerin en güçlü yöneticileri olan prens piskoposların 1719 yılında yaptırdığı kalenin merkezine kademeli olarak dört kapıdan geçerek ulaşıyorsunuz. Ancak piskoposların korkuları sınır tanımadığı için bu dört kapı yetmezmiş gibi bir de kalenin tam ortasına zor durumlarda saklanmak için devasa bir kule yaptırmışlar. Kalenin bir bölümünü kaplayan restoran, manzarasının yanında bölgenin tadına doyulmaz şaraplarını denemek için ideal. Özellikle Riesling cinsi üzümlerden üretilen beyaz şarapları çok ünlü. Buradaki şarap şişeleri de yöreye özgü. Şehirde şarap tadabileceğiniz çok sayıda restoran olmasına rağmen en özel mekan Rezidenz Sarayı’nın restorana çevrilmiş mahzenleri. Ve ‘Romantik Yol’ gezisini noktalamak için en uygun mekan.
REHBER
• Lufthansa Hava Yolları’nın İstanbul’dan Münih’e günde 2, Franfurt’a 3 seferi var. THY’nin Ankara ve İzmir’den de Münih’e direkt uçuşları mevcut. Tel:0212 315 34 34.
• Sadece bu güzergahta çalışan otobüslerle de ‘Romantik Yol’u katedebilirsiniz.
Ayrıntılı bilgi için: www.deutsche-touring.com Christian Feilmeier. incoming@deutsche-touring.de
• Romantik Yol Merkez Ofisi, güzergah hakkında her türlü bilgiyi alabileceğiniz yer; www.romanticroad.de veya www.romanticroad.com
KONAKLAMA ve YEMEK
• Füssen-Hotel Garni Elisabeth: Tarihi bir ev dekore edilerek çok güzel bir otele dönüştürülmüş. Augustenstrasse 10. Tel: 08362 6275.
Die Markt Halle: Farklı ülkelerden lezzetlerin sunulduğu bağımsız dükkanlardan oluşan mekanda rakıdan, geyik salamına dünyanın birçok lezzetini bulabiliyorsunuz.
• Augsburg. Steigenberger Hotel: Mozart ve Goethe’nin kaldığı otel Augsburg’un simgesi olmuş. Maximilianstrasse 40. www.augsburg.steigenberger.de
* Gasthaus Zum Weissen Hasen: Alman mutfağından yemekleri büyük porsiyonlar halinde sunuyorlar. Under Dem Bogen 4. Tel: 0821 518508.
• Bad Mergentheim-Maritim Park Hotel. Kent parkının ve sessizliğin ortasında, termal otel. www.maritim.de
Deutsche Meister Restaurant: Kuşkonmaz çorbasını mutlaka denemeli. Nefis şarap eşliğinde muhteşem soslarla sunulan balık. Ochsengasse 7. tel: 07931 9620.
• Würzburg-Dorint Novotel: Rezidenz Sarayı’na çok yakın oldukça konforlu.
www.novotel.com
Alte Mainmühle: Nehir kenarında harika köprü ve kale manzarası. Çok romantik. Beyaz şarapları harikulade. Mainkai 1. Tel: 0931 16777. www.Alte-Mainmuhle.de
» Romantik Yol’a 5 milyon Turist Resimleri
|
Etiketler : izmire gelen japon turistresimleri, almanya füssen resimleri, augsburg a giderken, almanya bölgesel tarihi eserleri, almanya tarihi eser fotoğrafları ve isimleri, almaya ilcelri, istanbul münih kaç saat, augsburg da doğan türkleri listesi, tarihi eserler augsburg, türkiyeden almanyaya karayolu,
12 Ekim 2008, 01:11 tarihinde
Aktiviteler, Tavsiyeler, Trekking, Turlar kategorisi altında yayınlandı.
Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz.
Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.
Bu yazıyla ilgili Cennet Türkiye'de bulunan diğer yazılar |





2 Yorum
harıka resımler elinize saglık
05 Kasım 2008 Saat 18:42 de demişki
vay be birde türküye böyle olsa ne güzel olur du ben ve fatma muçir o benim aşkım zaten allah izin verirse fatmam ile venedeik turuna çıkacağız
04 Nisan 2009 Saat 21:50 de demişki
Yorum yapın